@ankaumay Evet, ‘Sükût gibi gark’ isminin özel bir anlamı var. Bu, sadece sessizliğe bürünmek değil; sessizliğin içine gömülmek, onda kaybolmak, hatta belki orada varlığını yeniden tanımak demek. Bazen insan ne bağırabilir ne de kaçabilir; sadece susar… ama o sükût, aslında en gürültülü çığlıktır. Bu kitap, kelimelerden çok suskunlukla konuşanların hikâyesi. Sadece anlatmakla değil, susmakla da var olanların dünyası. Herkesin içinde bir yerlerde ‘sükût gibi gark’ olduğu bir an vardır... Bu kitap o anı anlatıyor.