16. Bölüm alıntısı!!!
Kalbim acı içinde kasılırken, nefeslerim boğazıma düğümlendi. "Ölecekmişim gibi bakıyorsun bana..." dedim zar zor. Gözlerimi açık tutmak, ona son bir kez daha bakabilmek için verdiğim bu savaş, hayatım boyunca verdiğim en ağır mücadeleydi.
Onu ağlatmıştım.
Kuzey Ulusoy, benim önümde ilk defa göz yaşı akıtıyordu. İlk defa görüyordum onu böyle. Kendimle birlikte onu da o uçurumun ucuna götürmüştüm.
Bencildim.
Daha fazlasına gücüm yetmedi. Kasıklarıma ve karnıma vuran acı zaten yeterince fazlayken, bacaklarımın arasında hissettiğim uyuşma ve kasılma dayanılmaz noktadaya ulaştı. Kan durmuyordu.
Kuzey'in yüzü git gide bulanıklaşıyordu. Avuçları alnımda biriken terleri sildi. Eli, yüzümü yakacak kadar sıcaktı. "Duru!" diye bağırdığını, algılamakta güçlük çekerken zorlukla duydum. "Duru benimle kal! Yapma güzelim, dayan!"
Kirpiklerim son kez titredi ve dahasına dayanamadan birbirine kavuştu. Zihnimdeki son görüntü, onun yaşlı okyanusları ve üzerime titreyen çehresi oldu. Son hissettiğimse onun göğsünü delip geçecek kadar hızlı atan kalbiydi...