Suveydak
Son zamanlarda masamda uyuyakalıyorum. Bir süre sonra vücudum rahatsız ve tutuluyormuş gibi hissetmeye başlayınca da uyanıyorum sonra yatağıma yatıyorum. Masanın üstü çok tatlı geliyor, eski zamanları hatırlatıyor bana. Nostalji yaşıyorum. Etüt odamı anımsatıyor, orada geçirdiğim zamanları aynı zamanda. Birden yaz yağmuruyla birlikte açık camdan bir esinti doluyor içeri. Ferahlıyor etraf. Buna yağmurun sesi eşlik ediyor. Kafamı masamın üstüne koymuşum, uyumakla uyumamak arası gidip geliyorum. Ve o sırada yağmurun sesini dinliyorum. Bir yandan da esen rüzgar perdeyi oynatıyor, perde kornişonları tıkırdıyor. Kapalı etüt odası kapısının ardından kahkaha sesleri geliyor, kim bilir ne oldu. Bir kapı açılıyor, ardından kapanıyor. Koridorda hafif ayak sesleri.nereye gidiyor acaba? Kendi odasına mı, yoksa arkadaşının yanına mı? Birden gelen gürültüyle irkiliyorum, şimşek çakmış. Şimşeklerden de korkmam aslında ama ortamın sesini dinlerken kendimi kaptırmış olmalıyım. Kafamı kaldırıyorum. Masamın rafına yazdığım yazıyla bakışıyorum.
"OLUMLU DÜŞÜN!"
Kollarımı birleştirip kafamı kollarımın üstüne koyuyorum ve artık yatağa gitmem gerektiğini düşünüyorum. Yine de o ortam beni çekiyor. Yanıma yastıkla yorgan alıp orada uyuyabilsem keşke. Sadece birazcık daha diyorum ve kapalı kapının arkasından tekrar kahkaha sesleri geliyor. Sonra etüt odasının bomboş kaldığını tekrar idrak ediyorum. Kafamı yan çevirip boş sandalyelere bakıyorum. Her birinde farklı mücadeleler ve hayatlar geçen o sandalyelere. Nice hayallere, üzüntülere ve mutluluklara şahit olmuş o sandalyelere.
Suveydak
Tekrar ayak sesleri geliyor, bu sefer gittikçe sesi artarak geliyor üstelik. Ya etüt odasının yanındaki odaya gidiyor ya da etüt odasına geliyor. Ses iyice yaklaştıktan sonra kesildi ve kapı kolu oynatılıp kapı açıldı. Aslında zaten kim olduğuğunu bildiğim bu kişinin gerçekten de o mu olduğunu görmek için yarı uyku mahmuru bir şekilde baktım. Uyku olsa da merak edince bakıveriyordu işte insan kim gelmiş diye. Evet, tahmin ettiğim kişiymiş. Uzun süre sevdiğiniz insanlarla vakit geçirince bi zaman sonra ayak seslerinden bile tanımaya başlıyorsunuz o kişileri. Tahminimin doğru olmasının ve gelen kişiyi görmenin mutluluğuyla gülümseyip onu selamlıyorum ve başımı tekrar kollarımın üstüne koyuyorum.
•
Reply