Hâricî Aşk için ön okuma:
"Niye? Neden uzak durayım? Bana bir neden söyle Ayperi!"
Yanımızdan geçen mahalleli kovalamacamızı da arada yükselen seslerimizi de duyuyordu. İyice tedirgin olmaya başlamıştım.
Kendimi sakınmaya çalıştıkça bana yapışıyor olması inadındandı; başka açıklaması olamazdı.
"Bir nedeni olmadığı için böyle pasif cevaplar veriyorsun bana. Bir nedeni olsa susmazsın, başından savsaklıyorsun sadece."
Yürüdüğüm yerde duraksamış, hınçla sağ yanıma dönmüştüm. İkimizin de gözleri öfkeye esir olmuşken, mahallenin ortasında olmayı bu defa umursamadan göğsüne sertçe vurup iteledim onu. Bir adım geriye sendelemesiyle şaşkınlıkla bir gözlerime, bir de vurduğum göğsüne bakıyordu.
Burnumdan solurken, rüzgar saçlarımı yüzüme savururken üstüne doğru yürüdüm. "Beni iyi dinle Alptekin. Beni bana anlatma, bilip bilmeden de konuşup asabiyetimi bozma. Daha önce de söyledim; sen benim hiçbir şeyim olamazsın, hiçbir şeyim. O gün hastanede söylediklerin de umurumda değil, ben senin yara bandın olmayacağım."
Dişlerimin arasından söylediğim her şey öfkemden akanlardı; ben onu bu kadar severken, yalnızca hayatında bir gölge olarak kalmak istemiyordum. Bir başka kadının arkasına sığdırdığı kadın olmaya hiç niyetim de yoktu.
Sevdamdan geberiyor olsam da yoktu!
Nasıl bir saçmalığın ortasında bulunduğumun ben de farkında değildim ama o insanlar arasında Sevcan'ı da gördüm.
Elleri iki yanında, bir anlık bakışımla hayal kırıklığına uğradığını anlamak mümkündü. O bakışı çok iyi tanırım; bariz bir şekilde yıkılmıştı. O bir anlık bakışta Alptekin'e değdi gözlerim; bakışları kendi önüne bakmaktan başka bir iş yapmıyordu.