User3173

‎Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: “Rabbim! Beni geri çevir.”‎
          	
          	‎(Mü'minûn, 99) 
          	
          	 
          	‎Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.‎
          	
          	‎(Mü'minûn, 104)
          	
          	
          	‎“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”‎
          	
          	‎(Mü'minûn, 107)
          	
          	
          	‎“Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”‎
          	
          	‎(Mü'minûn, 115) 
          	

Ehliguraba

İşin aslı insan, (önündeki günlerinde günaha dalıp, tevbeyi erteleyerek) fücur işlemek ister.‎
          	  
          	  ‎Yoksa insan (emredilmeden, nehyedilmeden, bir şeriata tabi tutulmadan) başıboş bırakılacağını mı sandı?‎
          	  
          	  ‎Mazeretlerini sayıp dökse bile.‎
          	  
          	  ‎O gün insan, “Kaçış nereye?” der.‎
          	  
          	   ‎Asla! (Kaçıp) sığınacak hiçbir yer yok.‎
          	  
          	  ‎Asla! Bilakis siz, acil olan (dünya hayatını) seviyorsunuz.‎
          	  
          	  ‎Ahireti bırakıyorsunuz.
          	  
          	  ‎Asla! (Bırakın artık küfrü ve inadı!) Can köprücük kemiğine gelip dayandığında,‎
          	  
          	  ‎Onun (kesin) bir ayrılık olduğunu bilir.‎
          	  
          	  ‎Ayaklar (korkudan) birbirine dolandığında,‎
          	  
          	  ‎Doğrulamadı, namaz da kılmadı.‎
          	  
          	  ‎Senin hak ettiğin kötülüktür.‎
          	  
          	  Sen ondan da beterini hak ediyorsun.‎
          	  
          	  ‎(75/Kıyâmet, 5, 36, 15, 10, 11, 20, 21, 26, 28, 29, 31, 34, 35)
Ответить

User3173

‎Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: “Rabbim! Beni geri çevir.”‎
          
          ‎(Mü'minûn, 99) 
          
           
          ‎Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.‎
          
          ‎(Mü'minûn, 104)
          
          
          ‎“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”‎
          
          ‎(Mü'minûn, 107)
          
          
          ‎“Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”‎
          
          ‎(Mü'minûn, 115) 
          

Ehliguraba

İşin aslı insan, (önündeki günlerinde günaha dalıp, tevbeyi erteleyerek) fücur işlemek ister.‎
            
            ‎Yoksa insan (emredilmeden, nehyedilmeden, bir şeriata tabi tutulmadan) başıboş bırakılacağını mı sandı?‎
            
            ‎Mazeretlerini sayıp dökse bile.‎
            
            ‎O gün insan, “Kaçış nereye?” der.‎
            
             ‎Asla! (Kaçıp) sığınacak hiçbir yer yok.‎
            
            ‎Asla! Bilakis siz, acil olan (dünya hayatını) seviyorsunuz.‎
            
            ‎Ahireti bırakıyorsunuz.
            
            ‎Asla! (Bırakın artık küfrü ve inadı!) Can köprücük kemiğine gelip dayandığında,‎
            
            ‎Onun (kesin) bir ayrılık olduğunu bilir.‎
            
            ‎Ayaklar (korkudan) birbirine dolandığında,‎
            
            ‎Doğrulamadı, namaz da kılmadı.‎
            
            ‎Senin hak ettiğin kötülüktür.‎
            
            Sen ondan da beterini hak ediyorsun.‎
            
            ‎(75/Kıyâmet, 5, 36, 15, 10, 11, 20, 21, 26, 28, 29, 31, 34, 35)
Ответить

deniizkandemiir

❤️

User3173

@ deniizkandemiir  kitabın.... ❤️‍
Ответить