Bir okuyucunun yorumu üzerine bu yazıyı yazıyorum. Buraya artık hiç girmiyorum, meraktan bir bakayım dedim. Öncelikle serinin ikincisi gelmeyecek çünkü artık bu tarz hikayeler yazmayı bıraktım. Asıl konumuza gelecek olursak, kitabı okuyanlar ve okuyacaklar için bir açıklama yapmak istiyorum. Bu kitabı yazdığımda lise birdeydim, 14-15 yaşındaydım. Alp'in bu tavrının çok çekici olduğunu düşünüyordum ve Tuğçe'yle aralarındaki ilişki de gerçekten özenilesiydi benim için. Ama zamanla ufkumun açılması ve deneyimle söyleyebilirim ki, kitapta Alp ve Tuğçe'nin birbirini sevdiği açık olsa da aralındaki ilişki ( daha doğrusu benim yazdığım ilişki) asla sağlıklı bir ilişki değildi. Alp'in tavrı çoğu zaman kısıtlayan, bencil ve çifte standartçıydı. Tuğçe ise çoğu durumda haklı ama her zaman mağdur kalan, sevdiği erkeğin ona karşı davranışlarını mazur görür, ona sürekli boyun eğer bir haldeydi. İntikam dedi ama hiçbir intikam alamadı. Bağımlılıklarından bahsetmiyorum bile. Ama kitabın sonundan mutluyum çünkü en azından sonlarının bir farkındalık yansıttığını düşünüyorum. Bu şekilde ingilizce de "toxic, abusive" diye tanımlanan zehirli, istismar eden bir ilişkinin size ne kadar zarar vereceğini gösterdiğini düşünüyorum. Belki sonunda bağımlılıklarından kurtulsaydı umut verici bir son olurdu ama bir gün böyle bir maddenin kullanımından önce bu litabın sonunu hatırlamanızı tercih ederim. Çünkü kitaplar okuyucularına gerçekleri de hatırlatmalıdır. Madde bağımlılığından kurtulmak bir bölümle anlatılamayacak kadar zor bir süreç.
Son olarak, bunu özellikle wattpad'de bulunan yaşı küçük okuyucular için yazdığımı da belirtmek isterim. Lütfen, Alp'in Tuğçe'ye karşı davranışlarını sorgulayarak okuyun. Ve lütfen, wattpad okuyacaksanız bu platformdaki okuyacağınız hikayeleri iyi seçin. Aynı zamanda Dünya Klasiklerinden ve Türk Edebiyatından ( Sabahattin Ali, Reşat Nuri G. Ve daha nicesi) da yararlanmayı, size asıl ufku ve vizyonu onların katacağını da unutmanız gerektiğini belirtmek isterim