“Yağmurda Saklı Bir Şehir”
bu şehrin kaldırımlarında ıslak bir sır dolaşıyor,
her yağmur damlası, bir zamanlar inkâr edilen aşkın üzerine düşüyor,
gölgeler birbirine karışıyor, kimse görmüyor ama
rüzgâr, bir tek ona ait olan bir adı sürüklüyor taş duvarlara.
göz göze gelmeyen bakışlarda bir telaş gizleniyor,
sanki yan yana dururken bile araya yüzyıllar girmiş gibi,
çünkü özlemek bazen en yakında başlar,
ve yanındayken bile bir yabancının eksikliğini hissedersin.
geceler, uyuyanların değil bekleyenlerin zamanıdır,
yağmurun altına gizlenmiş o uzun suskunluklarda
söylenmemiş sözler ıslak bir şarkıya dönüşür;
ve o şarkı yalnızca bir kişinin kulağına çarpar,
başkaları duyar ama anlamaz,
çünkü kelimelerin dansı yalnızca sahibine teslim olur.
Aşk bazen bir cezadır;
İnkârın karşısına dikilen kör bir hakikat,
Gözlerini kapatsan bile içini kavuran ateş.
Şimdi hangi sokaktan geçilse, hangi gölgeye dokunulsa
Aynı sitem fısıldanıyor:
Bir zamanlar küçümsenen şey
Şimdi en büyük gerçek olmuştur.
Ve yağmur hâlâ yağıyor bu şehirde,
Kaldırımlar hâlâ o adımı bekliyor,
Bir yabancı gibi geçen herkes
Aynı izleri bırakıyor,
Ama kimse bilmiyor.
03.09.2025