Bundan 3 yıl önce, bana verdiği o eski paslanmış bilekliğin boncukları gibi dağılmıştım. Sevdiğini söylemişti, bi' zamanlar sevmiş yani. Bilmiyorum ama bugün sonunda o boncukları atma gücünü kendimde buldum. Parmaklarımın arasında hissettiğim boncuklar ilk kez kalbimi acıtmadı.
Bunu bana veren güç, sendin. Teşekkür ederim. Bunu buraya yazıyorum çünkü şimdi görmeyeceğini biliyorum. Hiç beklemediğim anda geldin ve iki gün olmasına rağmen nefes almamı sağladın.
Aynı koridorlarda koştuk, aynı sırada bekledik ve belki de birbirimizi gördük günlerce. Sonra ben vazgeçtim bu lanet şehirden ve kaçtım herkesten. Şimdi ise -2 yıl sonra- bu şehirde buldun beni.
Hâlâ umutsuzum bu kuru topraklardan, ama sanırım sen benim için gelmeyi kabul ettiysen ben de bu şehre bir şans daha vereceğim.
Şimdi yazdıklarım belki de anlık duyguların eseridir, belki de değildir. Bilmiyorum. Ama umuyorum ki bundan yıllar sonra bu panoyu açıp sana okuturum, ve sen de gülüp bana sarılırsın. Olur mu?
Lütfen olsun.
Çünkü ihtiyacım var.
Hem de çok.