ALÇİN 27. BÖLÜM 2. ALINTI:
"Ben Alçin Elis," dedim, kapıya doğru bir adım atarak. "Hani o kaydını sildiğiniz, bir paket gibi teslim ettiğiniz bebek. Artık konuşma vakti gelmedi mi?"
Müzeyyen tam kapıyı yüzüme kapatacak gibi oldu ama hazırlıklıydım. Ayağımı eşiğe koydum. "Abim Kurt buraya gelmeden önce anlatacaklarını dinlemek istiyorum. Çünkü o gelirse, senin için bu kadar nazik olmayacaktır."
"Benim anlatacak bir şeyim yok! Git buradan." dedi ve ayağımı ittirip kapıyı kapattı.
Kapı yüzüme büyük bir gürültüyle kapandığında, sanki bütün dünya üzerime yıkılmış gibi hissettim. Sert tahtanın çıkardığı o "pat" sesi koridorda yankılanırken, bir kaç saniye algılayamadım daha sonra kapı koluna yapıştım.
"Müzeyyen Hanım! Açın şu kapıyı!" diye bağırdım, sesim koridordaki boşlukta büyüyordu. "Her şeyi biliyorum! O geceyi, beni nasıl verdiğini... Kaçamazsın!"
İçeriden hiçbir ses gelmiyordu. Sadece kapının arkasında duran kadının o kesik kesik, korku dolu nefesini duyabiliyordum. Yumruklarımı kapıya indirmeye başladım.
"Aç şu kapıyı!" diye haykırdım, kapıyı yumruklamaktan ellerim sızlamaya başlamıştı. "Kaçamazsın benden, her şeyi anlatacaksın!"
"Hayatımı mahveden kim! Kim yaptırdı sana bunu! Aç!" Kapıya sert bir tekme geçirdim. Yumruklarım acıyordu, umursamadım. Çantam omzumdan kayarak yeri boyladı. Bakmadım. Yumruklarımı kapıya geçirdim.
"Ne istediniz benden! Ne! Neden yaptınız, neden? Amacın neydi, para mı? Aç kapıyı! Aç!"
Açmıyordu. Haykırışlarımı, isyanımı duyuyordu ama açmıyordu.
"Ne iste-istediniz benden… Ne?.." dedim iç çekerek. Nefesim kesildi. Yumruklarım sertçe bir kez daha kapıya vurdu.
Sırtımı kapının soğuk yüzeyine yaslayıp yavaşça yere çöktüm. Öfkem, yerini göğüs kafesimi daraltan o boğucu çaresizliğe bırakmıştı. Ciğerlerim sızlarken elleri̇m titriyordu; eklemlerimdeki sızıyı ancak şimdi, sessizlik ortalığa çöktüğünde hissedebiliyordum.
ALÇİN yeni bölüme hazır oluuuun! Bomba olacak, bomba!