izel224

Olympos… Dünyadaki düzeni korumak için kurulan, gölgelerin içinden dünyayı yöneten gizli bir örgüt. Kurucuları, insanlığın kaosa sürüklenmemesi için görünmeyen bir denge kurduklarına inanır. Kuralları kesindir, sadakat tartışılmazdır.
          
          Bu örgütün kurucularından birinin kızı olan Helen Ivanov, çocukluğundan beri Olympos’un sert disiplininde yetişmiştir. Ona öğretilen tek şey vardır: görev her şeyden önce gelir.
          
          Bir gün babası Helen’e sıradan olmayan bir görev verir. Hedefi, yıllar önce Olympos’tan kaçan ve şimdi örgüte karşı duran bir adamdır: Karay Aslan. Karay, Olympos’un en tehlikeli eski üyelerinden biridir. Şimdi ise “Yırtıcılar” adlı kendi örgütünü kurmuş, Olympos’un oluşturduğu düzene meydan okumaktadır.
          
          Fakat Helen’in görevi bir suikast değildir. Ondan beklenen şey çok daha tehlikelidir: Karay’ın güvenini kazanması, ona yaklaşması… ve onu kendine âşık etmesidir. Çünkü Karay’ın sahip olduğu güç, bilgisi ve etkisi Olympos için ya kontrol edilmesi gereken bir silah ya da yok edilmesi gereken bir tehdittir.
          
          Helen görevine başladığında her şey basit görünür: bir hedef, bir plan ve bir son. Ancak Karay’la yolları kesiştikçe Helen kendisini iki dünyanın arasında sıkışmış bulur. Bir tarafta doğduğu ve sadakat yemini ettiği Olympos, diğer tarafta ise karanlık geçmişi ve tehlikeli karizmasıyla Karay Aslan vardır.
          
          Görev ile duyguların, sadakat ile özgürlüğün arasında kalan Helen için artık hiçbir şey eskisi kadar net değildir. Çünkü bazı savaşlar silahlarla değil, insanın kendi kalbiyle verdiği savaşlardır.
          
          Ve bazen en karanlık hikâyeler, iki düşmanın birbirine en çok yaklaştığı anda başlar.
          
          
          
          Aşkım konusunu sormuştun 

Zah4de_aslnwq

@ izel224  canım böyle bir kitap vardı da benim neden haberim yoktur tabikide hemen okuyacağım ve biliyormusun ben böyle kitaplara bayılıyorum güçlü kadın karekter ve erkek çatışmalarina
Reply