Zeyinjuly

Kelimeler, senin dilinin kelimeleri, sizin dilinizin kelimeleri; altın ipek sarmaşıkları. Cephaneler, tunç ve çelik cephaneler birbirine karışıyor. Kimse diğerinden üstün değil. Hiçbiri ötekinden farklı değil. Artık senin ve benim kelimelerim yok. Tıpkı eski günlerdeki gibiyiz. En azından ben öyleyim, öyle olacağım.
          	
          	Kelimeleri, onların kelimeleri, paslanmış parazit tetanoz dikenleri. Ve dünya bunlarla dolu. Belçika'da iyi huylu Almanlara beş yüz yıllık köprülerin modern top atışlarına on altı saat dayanmasının ardındaki mühendislik harikası ve insanlık utancını iki çan arasındaki sürede anlatamazsın. Yani ben anlatamadım. Bence bizim kelimelerimiz de mühendisliğimiz kadar ileride. Ve onlarınki de topları kadar modern, topları kadar ilkel...

Zeyinjuly

Yani babamın Münih'deki komşuları da, turistik şehirlerdeki bisikletli centilmen delikanlılar da bana kaybettirdikleri şeyi geri vermekte başarısız oldular. Sevgili Linus, bana köprümü geri ver ve beni o sokakta ölüme terk et. Yalvarırım bunu yap. 
Reply

Zeyinjuly

Kelimeler, senin dilinin kelimeleri, sizin dilinizin kelimeleri; altın ipek sarmaşıkları. Cephaneler, tunç ve çelik cephaneler birbirine karışıyor. Kimse diğerinden üstün değil. Hiçbiri ötekinden farklı değil. Artık senin ve benim kelimelerim yok. Tıpkı eski günlerdeki gibiyiz. En azından ben öyleyim, öyle olacağım.
          
          Kelimeleri, onların kelimeleri, paslanmış parazit tetanoz dikenleri. Ve dünya bunlarla dolu. Belçika'da iyi huylu Almanlara beş yüz yıllık köprülerin modern top atışlarına on altı saat dayanmasının ardındaki mühendislik harikası ve insanlık utancını iki çan arasındaki sürede anlatamazsın. Yani ben anlatamadım. Bence bizim kelimelerimiz de mühendisliğimiz kadar ileride. Ve onlarınki de topları kadar modern, topları kadar ilkel...

Zeyinjuly

Yani babamın Münih'deki komşuları da, turistik şehirlerdeki bisikletli centilmen delikanlılar da bana kaybettirdikleri şeyi geri vermekte başarısız oldular. Sevgili Linus, bana köprümü geri ver ve beni o sokakta ölüme terk et. Yalvarırım bunu yap. 
Reply

Zeyinjuly

Serin yaz akşamlarında başımı dizlerine koyup her şeyi en baştan anlatmaya başlarım. Nasıl hiçbir şeyi unutamadığımdan, nasıl önceden genişletilmiş damarların tekrar eski sıklığına dönmediğinden, kan basıncından, vücut sıcaklığından, titreme ve salınım hareketlerinden bahsederim. Binbir farklı edebiyat suçu işlediğimden, sözlüklerce hain olarak anıldığımdan ve cephaneliğimin lojistik sıkıntılarından dem vururum.
          
          Belki cennette de omuzlarımıza hangi dilleri konuşabildiğimize dair sırmalar dikiyordurlar.

Zeyinjuly

Ve çoğu zaman sorunun nerede olduğunu anlamıyorum.
          Damarlarımdaki ateşin dost mu yoksa düşman mı olduğunu,
          Ve neden etrafımdaki her şeyin bu kadar soğuk olduğunu da.
          İnanılmaz bir sıcaklıkta, inanılmaz bir hızda, inanılmaz şekilde yanıyorum.
          İçeriden dışarıya doğru, 
          Karıncalanma, taşma, patlama ve ışıma hali
          
          Bir savaşta yanında zafere inanan insanlarla
          Bir savaşta içinde zaferi bir zikir gibi taşıyanlarla yan yana
          Mesele bana inanan her şeyin bir hayaletten ibaret olması
          Bu yeterli, bu fazla bile
          Ama her şeyin daha kolay ve daha gerçek olmasını isterdim. 
          Yorulduğumda elimden tutan tek şeyin silik bir anıdan ibaret olmasından çok sıkıldım.
          
          Ben de onun yanında olmayı her şeye yeğlerdim. 
          Toprağın altının üstünden daha sıcak olduğunu düşünüyorum.
          Birinin, herhangi birinin buranın o kadar da soğuk olmadığını söylemesine ihtiyacım var.
          Yalan dahi olsa.

Zeyinjuly

Sevdiğim erkekler ve kadınlar,
          Uğruna savaştığım tüm imparatorluklar ve sosyalist cumhuriyetler
          Birer birer elimden alınıyor
          Ve tam da bu yüzden
          bir vatanım ya da sevgilim olduğunu söylemekten imtina ediyorum.
          Unutulan her şey tekrarlanır, 
          O yüzden notkar, günlükler ve girdiler boyunca
          Durmadan kaybettiğimi anlatıyorum.
          Bir imparatorluğun içinde bir ülkenin içinde bir başkentin içinde bir mahallede bir köyde bir evde bir pencerede bir pervazda duran bir tane çiçeğin bir yaprağı hakkında,
          Durmadan konuştum.

Zeyinjuly

Günün birinde, beni bir daha görmeyeceksiniz.
          Çocuklar yüzümün neye benzediğini unutmaya başlayacaklar.
          Nereye gittiğimi haber vermeyeceğim
          Yolunuzun üstünde olmayacağım.
          Ulaşılabilir olmayacağım. Kolayca aranamayacağım. 
          Her istediğinizi söyleyebileceğiniz bir çocuk olmayacağım.
          Görgülü, saygılı, şehir kızı olmayacağım.
          
          Mesele, ben denize kıyısı olmayan yerleri de sevebilirim
          Ama içinde siz olmadan. 
          Bunun için yeterince sebebim var.
          Bir daha asla yüzümü görmeyeceksiniz.
          O yüzden iyi bakın.

Zeyinjuly

Yatakta uzanırken ölümüne kanadığımı hayal etmeyi severim
          İlgilendiğim çoğu şeyin toprakta bulunduğunu biliyorum
          Botanik yas tutanların bilimidir
          Ve bundan nefret ediyorum
          Çok konuşmaktan nefret ediyorum
          Çok konuşmandan nefret ediyorum
          Sessizlikten ve sessizliği yarmak için etrafta yankılanan tüm o seslerden
          Tüm yabancı cisimlerden
          Cümleye bir gün diye başlamaktan
          Günler ardına günler ardına günler dizip o günlerin hiç gelmeyişine şahit olmaktan
          Sabah uyanmaktan, gece uyumaktan, masaya oturmaktan, masadan kalkmaktan
          Erkeklerden, kızlardan, yirmili yaşlardan
          Viyana'dan, Bursa'dan, hatta... Hayır o kadar değil.
          Kitaplardan, filmlerden, uyuşturucudan ve alkolden,
          Fotoğraflardan, şarkılardan, metro ve tramvay hatlarından
          İç ve dış hatlar uçuşlarından, havaalanlarından
          Askerlik şubeleri, konserler ve bilet gişelerinden
          Futbol ve F1 takımlarından, fanatik ve holiganlardan
          Tanzimat edebiyatından, nev-yunanilerden
          Süleymaniye'de olmadığım bayram sabahlarından
          Nefret ediyorum ve bu artık yorucu olmaya başladı.

Zeyinjuly

"What if it all works out somehow?" He said. I didn't understand it at first. "Say that again."
          
          "What if it all works out perfectly at the end?"
          
          I never thought it that way. I thought every possibility except the possibility of victory.
          
          "But how?"
          "Well, you're the soldier. Figure it out. I hate giving spoilers."

Zeyinjuly

Bu yaptığımın onu içten içe kızdırdığını, daha doğrusu hayal kırıklığına uğrattığını görebiliyordum. Ama her şey geçene kadar beni mazur görmesine ihtiyacım var. Bu büyüklüğü taşıdığını biliyorum. Emre itaatsizlik kötüdür evet, ama lütfen bana zaman ver.