Birini kaybetmek, daha sonra buna alışmaya çalışmakla aylar geçirmek. Alışamadığını fark ettiğin noktada vücudunun da seni terk etmeye başlaması. Bunların hepsini yaşamış tüm okurlarıma şunu demek istiyorum keşke yanınızda olsam ve size sarılsam. Hayatımın en zor 6 ayıydı belkide. Bir şeyin beni bu kadar sarsacağını anlayamamıştım gerçekten. İnsan ne kadar yaş alırsa alsın, birini kaybettiğinde bilfiil tüm yetisini de kaybediyor gerçekten. Ben ki her şeyi yazan insan eline kalem alamıyor. Kitap okuyup saatlerce başından kalmayan ben sırf bir karakter öldü diye günlerce yemek yiyemedim. Kaybetmekle ilgili yüksek bir tramvaya sahibim artık belkide bilmiyorum. Hele eskilerin dediklerini anlamak. Burnunun direğinin sızlamasının ne demek olduğunu anlamak kadar vurmadı bana hiçbir şey. Yaşadığı anları unutan insanların yanında hiç olmayı ya da daha 6 ay önce oturduğu koltukta başkasının oturduğunu görünce içinin mıkırdanmasını unutamıyor insan. Senenin başında yanında olan insanı senenin sonunda Mevlüdünü yaparken buluyorsun ya da en basitinden WhatsApp da birine bir şey gönderecekken bir anda beklemediğin anda ismi önüne düşüyor. Bir ekrana ne kadar uzun bakılıyorsa o kadar uzun baktım. Bir gülümsemeye bir videoya. Ruhunun da sana hoşçakal demesi gerekiyormuş birinin senden gittiğinde. Bana hoşçakal demeye vakti olmadı şimdi ben de hoşçakal diyemiyorum. Şimdi bir şeyler yazıyorken karakterlerde dede rollerine içim eriyerek yazmaya çalışıyorum. Çoğu okuduğunuz şeyler benim gerçekten onunla konuştuğum anlar olacak habersizsiniz bundan. Nasıl bir yol izlemem lazım bilmiyorum ama, bundan sonrası için karakterler için planladığım ölümler kalımlar değişti bunu söylemek istiyorum. Kolay kolay ölüm yazamam bundan sonra ben. Yazdığım gün atlatacağımı da bilmeme rağmen yazamıyorum. Gece gece çok konuştum kusura bakmayın, iyi geceler. <3