Küçük bir tekneyle Kız Kulesine doğru ilerledik , içine girdik ve gezmeye başladık, "Burası ve hikayesi çok iç açıcı değil ." dedi Neşe , derin bir nefes alarak .
"Sevda sen burası için bir hikaye uyduracak olsan ne olur ?" dedi Sarp , cevap bekleyerek. "Bu deniz, kuledeki kızın korkuları ve en büyük aşkı ." dedim . Neşe merakla sordu, "İkisi birden nasıl oluyor , yani mümkün mü ?"
"Evet mümkün , kız denizin derininde kendini bekleyen tehlikelerden korkuyor , denizin kendisinden değil . Ve denize aşık çünkü kendi zihni kadar karanlık , ucu bucağı yok ." dedim. "Kızın babası , ya o ney ?" dedi Neşe . " Kızın babası onu bu kaleye mahkum eden geçmişi , şimdisi ve gelecek olanı " dedim ve derin bir nefes aldım , denizin bilinmez kokusu ciğerlerime doldu .
"Peki kız neden kıyıya çıkmıyor?" dedi Sarp, "Çünkü yalnızlıktan korkuyor ."
"İyi ama denizin ortasında zaten yalnız değil mi?" dedi Neşe tereddütte kalarak. "Hayır , yalnız değil , onu çok seven , kalbinin merkezine çekmek isteyen denizin hayaliyle yaşıyor." dedim ,"Tek tutunduğu , inandığı şey karanlığın derininde saklı olanlar."
"Kız , derinde saklı olan her neyse , o şeye ulaşabilmiş mi?" dedi Sarp . "Kimse bilmiyor, kız bir süre sonra kuleden ayrılıyor , kimisi derinlere karanlığın kalbine doğru indiğini söylüyor kimisi ise kızı kendi gözleriyle görmedikleri için öyle birinin var olmadığına inanıyor ." dedim , elimle saçımı kulağımın arkasına ittirdim , rüzgar tenimi okşuyordu. "Kız derinlere indiyse , saklı olan şeyin ne olduğunu öğrenmiştir demi?" dedi Neşe .
"Evet öğrenmiş ." dedim kafamla onaylayarak. "Saklı olan şey neymiş peki?" dedi Sarp , "İşte onu gerçek aşkta boğulanlar bilir , eğer bir gün bizlerde aşkı hakkıyla yaşar ve boğulursak öğrenebiliriz." dedim , acı bir tebessümle.
MERAK EDİN BAKALIM, HAYALETLERİM!!!!