alluredbythedarkness

weird fishes.

alluredbythedarkness

I hate the way you talk to me and the way you cut your hair.I hate the way you drive my car.I hate it when you stare.I hate your big dumb combat boots, and the way you read my mind.I hate you so much it makes me sick; it even makes me rhyme.I hate the way you're always right.I hate it when you lie.I hate it when you make me laugh,even worse when you make me cry.I hate it that you're not around and the fact that you didn't call.But mostly I hate the way I don't hate you.Not even a little bit, not even at all.

alluredbythedarkness

Bir sarmalın,melek kanatlarının etrafına dolandığı amblemin altında yazan iki kelime. İkisi de bizi ve hanemizi yeterince açıklıyor aslında.Ölümcül ve günahkarız.Aynı zamanda ölümcül günahlar işliyoruz.Potansiyelimize ulaşamamak da bu günahların en büyüğü.

alluredbythedarkness

İnsan bir kere yaşadığı duyguyu bir daha yaşarsa eskisinden daha dayanıklı olacağını düşünürken kendisini tamamen kandırıyordu.Gerçi doğamızda vardı bu.Genelde kendimizi sadece kandırıyorduk. Günü gelip bu gerçekle yüzleştiğimizde ise sanki bizi kandıran bir başkasıymış gibi kin tutuyorduk.Oysaki bilmeliydik.Bir kere başımıza gelen bir daha gelebilirdi.Hatta en çok bizim başımıza gelebilirdi demeliydik çünkü bir kere olmuştu.Hangi acı,bir kere uğrayıp bir daha uğramayacak kadar adildi ki?Acı bu kadar sancılıyken nasıl şerefli olacaktı?Biz nasıl tanıdığımız çıkmaz yolları daha çok tercih ediyorsak,acı da bildiği bedenleri daha çok tercih ederdi.Sırf kandan,candan değil diye onu bizden farklı sanmak da bir kandırmacaydı.Ve "Ben güçlüyüm." diyene bile meydan okuyan türden bir histi.Bu dünyanın en dayanıklı insanına bile bir kere uğradıysa, tekrar tekrar canını okumaktan çekinmezdi.

alluredbythedarkness

@ alluredbythedarkness  bu günde "acı"yla empati kurduk çok şükür.
Reply

alluredbythedarkness

Bu hayatta insanların sizden sakındıklarını başkaları yaptığında başınızın dönmesi,midenizin bulanması ve dünyanın ayaklarınızın altında kayması kaçınılmaz bir son olurdu.Hislerle çarpan her darbe fiziksel bir şekilde dönerdi bir noktada.
          Zaten hislerin yaptığı baskıların dönüşünün fiziksel olması zorlardı insanı.Çok iyi hatırlıyordum çünkü babama ne zaman kızsam saatlerce kusar, günlerce bir lokma yemez kilo verirdim.Kötü bir şeyler olacağını ne zaman hissetsem stresten saçlarımın döküldüğüne şahit olurdum.Kalbimi bin parçaya bölen hislerin bedenimi de tükettiğini anladıkça daha çok stres yapar belki de delirecek noktaya gelirdim.

alluredbythedarkness

Derler ki,elde etmediğin hiçbir şeyi hak etmezsin. İnsan hak ettiğini yaşıyorsa,elde etmeye çalıştığındandır.Bu kadar kolay yenilen hakkın, oturduğun yerden sana gelmesi aslında imkansızdır.Bunu bile bile yıllarca hak ettiğimi yaşamak için kürek çekip durdum.İnsanlar neye inanırdı bilmiyordum ama ben hak ettiğimin ne olduğunu bilerek çıkıyordum o yollara,aşılan dağlara ve zorlayan engellere.Herkesin dilinde bir hak ettiğim hayatı yaşıyorum cümlesi vardı ama kimse bu hayatı yaşamak için gözden çıkardıklarından,bu yolda işlediği günahlardan, attığı yalanlardan bahsetmezdi.Sanki altın tepsiyle bu fırsatlar önlerine sunulmuş gibi burnu havada,zorluklardan uzak bir şekilde bahsedilirdi.Bunların farkında olanların dilinde de ya din olurdu ya da süslü bir bok anlaşılmayan cümleler.

alluredbythedarkness

Hayat,insana yapmam dediği her şeyi yaptırma gücüne sahip tek düzendi. Bundan daha fazla ne olabilir ki denilen her şeyin özenle daha fazlasını gösterirdi. Yapmam der yapar, şaşmam der şaşardın. Hakkını yemeyelim, iyi de bir tokatçıydı. Beni fazlasıyla şamar oğlanına çevirdiği anlar vardı.
          

alluredbythedarkness

Tabi insan haliyle düşünmeden edemiyor, gerçekten kendi hayatımızı mı yaşıyoruz,yoksa çocukken zihnimize kazınılan eski programları mı tekrarlıyoruz?Beynimiz,o gün duyduğu yapamazsın ya da sen zaten şanssızsın cümlelerini birer hayatta kalma kuralı gibi kaydettiği için mi bugün aynı hataları yapıp duruyoruz?Çoğu insan kader dediği şeyin,aslında yıllarca maruz kaldığı görünmez tekrarlar olduğunu fark etmiyor işte.Bazı zincirler demirden yapılmıyor çünkü,birkaç kelimeden,geçmişten kalan bir kalp kırıklığından ya da bir çocukluk anısından yapılıyor.Taşırken ağırlığını hissetmiyorsun ta ki hayatının yönünü tamamen değiştirene kadar.

alluredbythedarkness

I'm tired.I'm tired of the guilt,I'm tired of the weight.I'm tired of the fake smiles,the forced laughs and the constant feeling that no matter what I do,it's never enough.I look in the mirror and.I don't even recognize the girl looking back at me.I've spent my whole life carrying this family,carrying this hunt,trying to keep everyone safe,but the truth is,I'm breaking.And I don't know how much longer I can keep holding it all together.