bu arada, altı gün sonra on dokuza gireceğim. (senin de reşit olduğunu düşünmek oldukça garip aslında. son konuştuğumuzda ya on beştin ya da on dört. şimdi düşününce, belki de ölmüşsündür. yaşadığın şehri bile hatırlamıyorum şu an. istanbul muydu? neyse. hayallerimde de olsa hep çocuk olarak kalmaya mahkumsun.)