araff-

²⁹'

Sakuralyria

Merhaba rahatsızlık verdiğim için özür dilerim kitabım için yardımcı olabilirmisin?

araff-

@Sakuralyria nasıl bir yardım lazımdı?
Reply

araff-

@Sakuralyria merhaba. Şu aralar sınavlarım var, bitince baksam sorun olmaz dimi?
Reply

sessizbirii-

Giriş
          
          Sokakların duvarlarına cıvıl cıvıl çocuk sesleri çarptıkça, rutubet kokan sokak aralığı daha katlanılır oluyordu. Minik Gece tek oyun arkadaşının yanaklarını sıkıyor, çocuğun homurdanmalarına kıkırdıyordu.
          ​Gece her güldüğünde Can, yanaklarının acısını umursamadan hayran olduğu o gülüşü dinliyordu.
          
          ​"Yanakların çok yumuşak Can'ım!"
          
          ​Can yalandan kaşlarını çatıp gök mavisi gözlere baktı. "Rahat bırak onları, Gece."
          ​"Bırakmam!" Daha çok sıktı yanağını.
          ​Küçük çocuk bu sefer Gece'nin bileklerinden tutup zorlukla yanaklarından ayırdı minik elleri. "Canımı yakıyorsun ama Gece."
          
          ​Gece gülerek her zamanki oturdukları kaldırıma yerleşti. Ona sinirle bakan Can'a masum bakışlarını gönderip dudağını büktü. Can bu görüntüye her zamanki gibi dayanamayıp Gece'nin yanına oturdu ve sıkması için yanaklarını uzattı.
          
          ​Gece'nin gözleri Can'ın yanaklarında oluşan minik kızarıklara kayınca tekrar sıkmaya kıyamadı. Can'ın teni çok hassastı çünkü. Hemen kızarıp morarıyordu. Yüzünden ve kollarından yara bere eksik olmazdı; sokakta oyunlar oynamayı ve en çok da yakalamaca oyununu sevdiği için sürekli düşüp kalkardı.
          
          ​"Senin oyuncak ayını çok beğeniyorum Can'ım. Benim olsun mu?" Karşı kaldırımda yaptıkları kartondan evin içindeki ayıcığa baktı Gece. Çok seviyordu çünkü Can'ındı. Onun olan her şey Gece için çok güzeldi çünkü tek arkadaşı Can'dı.
          
          ​"Olmaz! O benim en sevdiğim oyuncağım Gece!"
          
          ​Gece gözlerini oyuncaktan çekip huysuz çocuğa baktı. "Ama ama Can lütfen,"
          ​Can'ın kaşları iyice çatıldı. "Ol-maz!"
          ​Aynı şekilde Gece de kaşlarını çattı. "Ne var yani versen! Bir tane oyuncak!"
          
          ​Gece'nin ince sesi Can'ın kulaklarına dolduğunda yüzünü buruşturdu. "Hemen de çirkefleş. Vermiyorum sana ayı falan."
          

sessizbirii-

"Anne?"
            
            ​Suzan Soylu kızının kolundan ondan beklenmeyecek bir sertlikle tutup Can'ın yanından çekip aldı. Öfkesi kızına değildi. Tek bir kıvılcım bedenindeki yangını körüklemiş, etrafındaki her şeyi yakma düşüncesi bilincine işlemişti. Zira yediremiyordu.
            ​"Gidiyoruz buradan. Mahalleyle de insanlarıyla da işimiz bitti. Topranıyoruz."
            
            ​Gece duyduklarını anlamaya çalışırken Can'ın kaşları çatıldı. Ona şefkatle bakan kadının bu hale dönüşmesine anlam veremiyordu.
            ​"Suzan teyze..."
            
            ​O an Suzan Soylu, Can'a öyle bir bakış attı ki, Can susmak zorunda kaldı. Gece'nin çaresiz bakışları Can ile birleşince dolan gözleri annesinin yangınını söndürmeye yetmedi.
            ​Gece giderek uzaklaştı Can'dan. Anne kız arabaya bindiklerinde Can durumu zorlukla idrak edebilmişti. Gece gidiyordu. Gece'yi bir daha göremeyecekti. Oyun oynayamayacaklardı.
            
            ​Ne yapacağını hızla düşünüp karton evin içinden oyuncak ayıyı kaptı. Çalışan arabanın arkasından koşarak yetişmeye çalıştı. Nefes nefese kalmıştı fakat bu, düşüneceği son şeydi o an. Gece gidiyordu. Düşündüğü tek şey buydu.
            
            ​"Gece!" Ayağı taşa takıldı, düşmekten son anda kurtuldu ama vazgeçmeden devam etti koşmaya.
            
            ​"Gece dur! Suzan teyze!"
            
            ​Durmadı Suzan. Minik çocuğun sesini daha fazla duymak istemedi. Gazı kökledi. Gece arabanın camından Can'a masum masum bakmakla kaldı.
            ​Elindeki ayıcığa baktı Can. Pişman oldu Gece'ye vermediği için. Onu hatırlayacağı bir şey kalmamıştı artık. Peki Gece gelecek miydi? Ya da gerçekten gitmiş miydi? Suzan teyzesi yine mi sinir krizi geçirmişti? Normal miydi bunlar?
            
            ​"Yaman."
            
            ​Yutkundu. Arkasına döndüğünde gördüğü yüz onun geleceğiydi.
            ​Ayıcık elinden düştü. Sanki o an karton ev de yıkıldı, Gece ile anıları da silindi. Bazı hikayelerde kahraman olan babalar, Can'ın hikayesinde cellattı. Kader mürekkebini henüz kirlenmemiş kağıda o gün damlattı. İki masum can, olacaklardan habersizdi.
Reply

sessizbirii-

Ne diyeceğini bilemeyen Gece, bükük
            dudaklarıyla önce ayıya sonra da Can'a baktı. Umudu kesildiğinde henüz belli bile olmayan kaşlarını daha çok çattı. Dudaklarından dökülen kelime ise Can için şok ediciydi.
            
            ​"Bok Can!"
            
            ​"Ne?"
            
            ​"Bok!"
            
            ​Karşısındaki kıza büyük gözlerle baktı Can. "Gececik çok ayıp."
            
            ​Gece duraksadı. "Ne dedim ki Can'ım?"
            ​"Ayıp bir şey. Bir daha söyleme."
            ​Gece tam Can'a hak verecekken sokağın başından gelen sert bir fren ve ardından gelen kapı kapanma sesi ikisinin de bakışlarını o yöne çevirdi.
            
            ​Arabadan inen, hiddetli adımlarla çocuklara doğru yürüyen Suzan Soylu'dan başkası değildi. Gözlerinde ihanetin emarelerini taşıyor, omuzları her adımda bu yükten çöküyordu. Suzan Soylu dik durmuyordu.
            
            ​Sokağın sonundaki kızına seslendi. Adımları da sesi kadar sertti: "Gece!"
            ​Gece annesinin sesini duyduğu gibi kalkıp bir adım öne geldi. Çoktan onun önüne geçmiş Can ile yan yanalardı artık.
            
Reply