Hani insan yaşadıklarını anlatmazken nasıl yazar diyordum da bugün eski günlüklerimden birine mi desem yoksa yaşadığım acıların günlüğüne mi denk geldim desem bilmiyorum… her neyse okudum ve gerçekten ne çok şey yaşamışım, kendimi avuta avuta acılarımı unuttur oldum ama en çok hâlâ nasıl ayakta oluşuma şaşırdım bi an sonra babamın sesi geldi yan odadan o bebeğim diye Çağırışı geldi kulağıma ...işte o an anladım beni hayata bağlayanın ne olduğunu. Belki de baba kelimesi ona az kalır... babalık dışında annelik arkadaşlık dostluk yapan her koşulda seven saygı duyan dinleyen anlayan he bide annesi tarafından terk edilen kız çocuğu hissini asla hissettirmeyen insana ne denir bilmem ama tek bildiğim o olmasaydı ben yaşayıpta anlatmadığım acılarla baş edip yaşayamazdım...