Yazamıyorum mesela, uzun uzun yazamıyorum. Kalemi alıyorum elime yazmaya başladığım an bir bakıyorum hiçbir şey yazamamışım. İçimde çok fazla duygu var aslında. Güzellikler var, hissediyorum. Güzellikleri yazamıyorum. Ne zamana kadar sürecek bu emin değilim. Sorguluyorum. Kendimi sorgulamaktan çok kendime katacağım şeyleri sorguluyorum. Fikirleri, duyguları, insanları, müzikleri, yazıları, resimleri... Örneğin, uzun bir aradan sonra ruhuma iyi gelen şeyleri düşündüm. Neydi beni iyileştiren? Ruhuma iyi gelmesi için bir nedene ihtiyacım vardı öyle değil mi? Ruhumun yorgun, üzüntülü ya da acı çekiyor olması lazımdı. Benim nazarımda böyleydi fakat yanlış bir sorgulama olduğunu farkettim bunun. Ruhum iyiyken de bir şeyler iyi gelebilirdi bana. Kahve koklamak, yazı yazmak, dinlemek, okumak, çizmek, konuşmak, susmak, sevmek, sevmemek, boş boş oturmak, Ay, çiçekler... üzerinde daha fazla düşünmeliyim sanırım. Güzelim ben öyle değil mi? Güzelim. En az dinlediğim müzik kadar güzelim. Ondan fazla olmayayım ama. Hayatın önüme neler getireceğini bilmiyorum. İleride hangi kararları alırsam alayım, hür olmak istiyorum. Özgün olmak istiyorum. Özgünlüğümden, eşsizliğimden ve güzelliğimden ayrılmak istemiyorum hiç. Anlatmak istediğim çok şey var aslında fakat biraz daha toparlamam gerekiyor sanırım. Bir de fazlasıyla dağıldım. Kendimi de toplamalıyım.