cilek_
Eteğinde kırmızı çiçekler,
Göğüsünde açan kelebekler.
@ashxyqw_0
2
Works
1
Reading List
878
Followers
Biri de gelip nasılsın demedi anca panonun çok hoşmuş
Eteğinde kırmızı çiçekler,
Göğüsünde açan kelebekler.
Biri de gelip nasılsın demedi anca panonun çok hoşmuş
Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu
Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani
Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu, İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir, Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla, Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir; Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda; Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla, 'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim; Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda, Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
Aşk bir bebek olduğuna göre, hayır, bunu diyemem, Büyümesini sürdüren şeyi, büyümüş gibi göremem.
Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür.
Sesin aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle.
Koşaradım.
Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst Dışa vurmayı duygularınızı Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim -Ki bu en büyük kötülüktür size-Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz. Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde.
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların Ve ucuz korkuların kör kuyularına Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.
Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan. Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize. Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı Küçük çıkarların büyük kurnazları Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı.
Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım.
bilmiyorsunuz.
Darmadağın gövdemi çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum. Işıkları yakmıyorum.
Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
Bir yağsam pahalıya malolacağım.
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum Fakat korkuyorum.
Birazdan da, kırküç numara ayakkabılarınızla Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız Bu iyi olmaz bayım! 'Gün akşam oldu' diyorum Ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara Cam kırıkları yiyorlar Rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde Rengarenk yap-boz parçacıkları Anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz. Hayır, sanırım sabahı bekleyemem, bilmiyorum.
İnsanlar rüyalarım acilen anlatmalı. Ondört yaşındaydı ruhum bayım.
Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
Protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz, gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri, protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
O ara içimde çiçeklerden oluşmuş, bir silahsız kuvvet ablukaya alındı Sinemalarda da 'organzm gıcırtıları' oynuyordu. Kaçmaya çalıştım. Olmadı.
Bu nedenle, çiçekli şiiler yazmayı ruhum açısından faydalı buluyorum bayım. Neyse işte, ben her filmi hatırlarım Sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu. 'Sofi'nin tercihini' seyrederken çok ağlamıştım. Öpüşen Guramilerle ilgili bir film yapsalar Onu da mutlaka hatırlardım. İnsan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu Hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
Bir 'eşya toplayıcısıyım' bayım. Büyük gemiler de yok artık bayım, büyük yelkenler de Büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım. İşte az önce bir karabatak daldı suya, bir süredir de kayıp
Dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya Ölüm çok iri bir sözcük değil bayım. Kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum. Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz Bir gül, bir güle derdi ki görse
Yalan söylüyorum Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin.
Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sende herkes gibisin.
YETMEZ Mİ ?
Hangi derdimi sayayım Aşka nasıl dayanayım Yandım, daha mı yanayım Yetmez mi gönül, yetmez mi
Göğsümde tıkanır sesim, Yok yaşamağa hevesim; Ben bir dermansız bîkesim, Yetmez mi gönül, yetmez mi.
DOKUZA KADAR ON
Önce hepsini yazdım, sonra hepsini çizdim. Yazıp çizdiklerimden çıktı kara bir resim. Baktım, orada, bir-bir duruyor sevdiklerim.
Bakıyorlar ardından, yazıp çizdiklerimin, O, yazarken ya da çizerken bilmediğim.. Bilmeden yazdıklarım, bilmeden çizdiklerim.
Beni çizdi sonunda, yazıp da çizdiklerim. Bana gülüyor şimdi, yitip-yitirdiklerim.. Çizilmemiş olanlar, yazmayıp bildiklerim.
Ah "bilip ettiklerim, bilmeyip ettiklerim.
Sen benim en doğru yanlışım, Tövbesi olmayan günahımsın, Uzak duramadığım yasaklım, En açık ettiğim saklımsın.
Sen başımdan giden aklım, Severek çektiğim ahımsın.
Hem en iyi yanım, Hem yüreğimde kanayanımsın, Sen benim rüyalarda buluşup, Hayallerde kavuştuğumsun.
Dokunmadan tutunup, Uzak iken ulaştığımsın.
Both you and this user will be prevented from:
Note:
You will still be able to view each other's stories.
Select Reason:
Duration: 2 days
Reason: