Bugün sadece bir devri açıp bir devri kapatan bir hükümdarın varlığının dünyaya düştüğü bir gün değil, aynı zamanda benim hem hayatıma hem kalemime en büyük ilhamı olan büyük bir adamın var oluşunun günü. Üstünden yüzyıllar geçmiş olsa da yalnız yaptıklarıyla değil yapacakları ile de akıllarımızda canlı kalacak bir cihan hükümdarı: Fatih Sultan Mehmet...
O, sadece surları yıkan bir fatih değil; bir çağın zihnini, imkansız denilenin sınırlarını ve kalplerdeki o aşılmaz kaleleri fetheden bir irade. Benim hikayemde ise o; Aria’nın hırçın maviliğinde fırtınalar koparan, Agâh’ın sadakatinde kılıçlaşan ve her satırımda omuzlarındaki dünya yüküyle aşkının ağırlığı arasında sıkışan bir 'insan'.
Bugün, 30 Mart. Tarih sayfalarında bir imparatorluğun yükselişi, benim kalemimde ise ruhuna dokunmaya çalıştığım o vakur duruşun doğum günü. İyi ki geçtin bu dünyadan, iyi ki bıraktığın gölge bugün hala kalemimin ucuna dokunuyor.
Adınla açılan çağlar, aşkınla mühürlenen satırlar daim olsun Sultanım...