atlasbakunin

bu olanlar olmamış gibi yaşayabilseydim yine de seni hayatımda ister miydim bilemiyorum istanbulun ücra sokakları, o okul, koridorlar, çıkarken kalbimin hızlandığı ve korktuğum üst sınıfın, yanımdayken ki büyüklüğün tek kaldığında ki acizliğinin küçük bir bedene dönüşü, omuzumda akıttın yaşların ve beni itişin. bunları unutsaydım eğer kendimi de unuturdum çocukluğumu, aşkımı, ruhumu ve öfkemi asla unutmayacağım bana attığın o tokatı küçük bedenimin adice yeri boylamasını ve ellerinin uzunluğunu, ve yine asla unutmayacağım ki o uzun ellerinin bedenimde gezişini beni yine şevke getirişini. şimdi anlıyor musun beni tenime işlemişken sen ben seni nasıl unuturum? kendimi nasıl unuturum. seni inkâr edersem kendim de kaybolur muyum hayattan? peki ya seni kendimden koparırsam etimden kemiğim ayrılır mı? kan kırmızısı ağzın yine beni öpmek için küçüklüğümü çeker mi pis kokan köşelere? veyahutta gözlerime gülerken canımı acıtır mısın yine tatlı tatlı? ben bunları sende yine bulamayabilirim ama sen bende ki seni hâlâ bulabilirsin. bu bir kopuş veya dikiş değil bu bitiş duygusuzluğun geldiği son nokta, artık sana inanan o küçük çocuk değil büyümüş ve yaralarını saran genç biri var, bu sözleri sana da kusmak isterdim çünkü artık içimde çiğlikten tezat solukluk bile kalmadı öylece kenarda durabilirsin, o çok sevdiğin adamlar seni kandırabilir, ellerini koparabilir, ve seni acizliğinle ağlatabilir, kalbin küçülür, artık sende küçüksün kadın. 

atlasbakunin

bu olanlar olmamış gibi yaşayabilseydim yine de seni hayatımda ister miydim bilemiyorum istanbulun ücra sokakları, o okul, koridorlar, çıkarken kalbimin hızlandığı ve korktuğum üst sınıfın, yanımdayken ki büyüklüğün tek kaldığında ki acizliğinin küçük bir bedene dönüşü, omuzumda akıttın yaşların ve beni itişin. bunları unutsaydım eğer kendimi de unuturdum çocukluğumu, aşkımı, ruhumu ve öfkemi asla unutmayacağım bana attığın o tokatı küçük bedenimin adice yeri boylamasını ve ellerinin uzunluğunu, ve yine asla unutmayacağım ki o uzun ellerinin bedenimde gezişini beni yine şevke getirişini. şimdi anlıyor musun beni tenime işlemişken sen ben seni nasıl unuturum? kendimi nasıl unuturum. seni inkâr edersem kendim de kaybolur muyum hayattan? peki ya seni kendimden koparırsam etimden kemiğim ayrılır mı? kan kırmızısı ağzın yine beni öpmek için küçüklüğümü çeker mi pis kokan köşelere? veyahutta gözlerime gülerken canımı acıtır mısın yine tatlı tatlı? ben bunları sende yine bulamayabilirim ama sen bende ki seni hâlâ bulabilirsin. bu bir kopuş veya dikiş değil bu bitiş duygusuzluğun geldiği son nokta, artık sana inanan o küçük çocuk değil büyümüş ve yaralarını saran genç biri var, bu sözleri sana da kusmak isterdim çünkü artık içimde çiğlikten tezat solukluk bile kalmadı öylece kenarda durabilirsin, o çok sevdiğin adamlar seni kandırabilir, ellerini koparabilir, ve seni acizliğinle ağlatabilir, kalbin küçülür, artık sende küçüksün kadın. 

atlasbakunin

ben sana dokunmadan da tenine işleyebilirim, beni göremesen de hissedebilirsin kendinde, 
          fazlasıyla yakınım sana nefesimi alabiliyor musun oradan? haşere gibi akın ediyorum vücuduna, korkunun tadını alabiliyorum bazenleri ve cevapsız sorularım senin sesini kısabilecek kadar güçlüyken, sen benden kaçamayacaksın yine. 

atlasbakunin

bu ruhta ne işin gelip durursun aklıma? söylesene kaldı mı bende daha sana verecek meyve? güneşimi de aldın benden suyumu da bari toprağımdan ayırma köklerimi en azından baktıkça hatırlarsın sana verdiğim çiğ tanelerini. 

atlasbakunin

içime bir boşluk düştü o gün bir daha kendimi hissedemedim senin beni hissettiğin gibi, boş bir insan oldum artık ben ne aklım kaldı ne duygum hepsi kendini arar vaziyette bu denli kopmamın nedeni seni kendi ruhuma hapsetmem idi ama gitmen için ipleri gevşetmiştim, etim kemiğim kendimden ayrılırken ben seninle birleşmek istemiştim. 

atlasbakunin

nedir bu telaşeniz niçin hızlı yürüyorsunuz zaten ölmeyecek misiniz? boynunuzda ki ipleri görmez misiniz niçin böyle durursunuz? nerede o şanınız adınız hiç birini hatırlamaz mısınız? sizde toprağın altındasınız yarın bizler de olacağız. 

atlasbakunin

uzanmış boylu boyunca derilerimi kesmeni izliyorum boynuma bir ip asıyorsun bense sadece bende bırakacağın izleri düşünüyorum, çünkü fazlasıyla muhtacım sana yere akan kan damlaları bile senin için süzülüyor burada sen ise beni öldürmenin keyfini yaşıyor ve çehreme öpücükler konduruyorsun, mutlusun bu beni ilk öldürüşün değil ama ilk defa tenime dokunuşun.