“Kamelya,” dedi kısılan sesinden dahi hissedelen o çaresizlikle.
“Olmaz, köşk olmaz Kamelya. Geçmişimiz olmaz, Mahzen tüm çocukluğumuzu öldüremez.” Gözleri bende değildi, hipnoz olmuş bir şekilde köşkten yükselen alevleri izliyordu ve ne kadar çok onu tutmaya çalışsak da Dirim hepimizle öyle bir savaşıyordu ki, alevlere atlayacağı gerçeği içimdeki korkuyu her saniye biraz daha büyütüyordu.
“Bu kadarı olmaz.” Dedi nefes alamayan bedeni ses tonundaki acısıyla tamamlanırken. “Onların yaralar açmadığı çocukluğumuz, bu köşkte saklanıyor. Onları da korkutamaz, Mahzen abisini daha kaybetmemiş Dirim’in de canını yakamaz.” Gözleri ilk defa bana kaydı ama ben orman yeşillerine yansıyan o alevlerle tamamen nefessiz kaldım. “Mahzen, Kamelya’sını daha kaçırılmamış olan Dirim’in de umutlarını öldüremez. Bu kadarı olmaz anlıyor musun? Anılarımızı yaralayamazlar, bu kıyamet olur.”
Kayıpların Nidası, 57.Bölüm “KIYAMETE ON KALA”