Geriye dönülmez hatalar. Hiç dilenmeyen özürler, yıldırmadı kendini, merkeze koyduğun anları. Sahnedesin, sahnedeyim, hayatın senin sahnen. Geri dönmeyecek birini bekler gibi bekliyorsun, aklına düşen her fikrin gerçeğe dönüşmesini. Apansızca hızlanıyor kalp atışların, her defasında. Yalnız değilim, yalnız değilsin ya da hep tek başımayım, bilmiyorum. Bazen inanmak istiyorum bir olduğumuza ama çoğu zaman bir başıma buluyorum kendimi. Her yeni günde her şeyin tam da hayalindeki gibi olması fikri tutuyorsa seni de hayatta, yalnız değilim. İnsanın kendi yarattığı boşluğa düşüp her seferinde oradan çıkmaya çalışması hayat mı? Hipnoz etkisi mi?