Keşke o gün elini daha sıkı tutup bırakmasaydım. Keşke sarıldığım o kısa anda kokunu içime daha fazla çekseydim. Keşke evime gelmek ister misin dediğinde yorgun olduğumu söyleyip reddetmeseydim. Keşke gözlerinin içine baksaydım ayakkabılarımı izlemek yerine. İpek saçlarını tekrar sevebilseydim. Keşke gitmene izin vermeseydim. Keşke gitmeme izin vermeseydin. Seni son görüşüm bu şekilde olmasaydı. Keşke seni gülerken hatırlasaydım. O kadar özlüyorum ki seni, içimde bir yerler yanıyor. Canımı o kadar yakıyor ki tenimi kavuruyor. Pınarlarım durmuyor, keşkelerim bitmiyor. O geceye dönmeyi çok istiyorum. Bu hayattaki en büyük pişmanlığım; seni yalnız bırakmak, çağrını belkide son yardım isteğini geri çevirmek… Ne için peki? Bir hiç. Sen beni affedebilirsin belki, ama ben benle nasıl yaşayacağım? Nasıl geçecek bu suçluluk duygusu? Yıllardır hiç mi azalmaz hiç mi bırakmaz peşimi, gecelerimi, rüyalarımı. Çok üzgünüm bebeğim, çok üzgünüm yavrum. Seni seviyorum. Bu gece benimle ol,sana sarılmaya çok ihtiyacım var. Canımın Yıldızı. Çok seviyorum seni, çok çok çok seviyorum. Sen hayattayken hiç söyleyemedim. Çok ama çok seviyorum. İyi geceler, tatlı rüyalar balım.