baseaked

Eğer bu dünyada cehennemi yaşatacak bir durum varsa, o birine hapsolmaktı. Jimin de tam olarak ona hapsolmuştu. Hayatını mahveden kişiye hapsolmanın verdiği eziklikle yaşıyordu günlerini. Artık ne zaman birine bağlanmaya çalışsa o'nu aldatacaktı. Ne zaman birini sevse aklının bir köşesinde her zaman 'o' olacaktı. Hayatının en mutlu zamanlarında bir yerden sinsice çıkan o adam kahkahalarla Jimin'e gülecekti. Suçluluk ve yarım kalınmışlık hissi yakasını bırakmayacaktı.

baseaked

Eğer bu dünyada cehennemi yaşatacak bir durum varsa, o birine hapsolmaktı. Jimin de tam olarak ona hapsolmuştu. Hayatını mahveden kişiye hapsolmanın verdiği eziklikle yaşıyordu günlerini. Artık ne zaman birine bağlanmaya çalışsa o'nu aldatacaktı. Ne zaman birini sevse aklının bir köşesinde her zaman 'o' olacaktı. Hayatının en mutlu zamanlarında bir yerden sinsice çıkan o adam kahkahalarla Jimin'e gülecekti. Suçluluk ve yarım kalınmışlık hissi yakasını bırakmayacaktı.

baseaked

Bir şekilde seni her gördüğümde iyi olduğundan emin olmak isteyerek yanına yaklaştım. Benden uzak durmayı sen istediğinde bile itiraz ettim. Kendimi suçlu hissettiğim için böyle yaptığıma inandırdım. Bilmiyorum Jungkook. Düşünüp durmaktan geceleri uyuyamıyorum. O gün yangının ortasında kaldığımda da... Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu yemin ederim bilmiyorum. En doğru olanı yapmak istiyorum ama daha ne hissettiğimi anlayamıyorum.

baseaked

Jimin tüm hayatı boyunca duygularına anlam vermeye çalışarak belirsiz çizgilerin arasında belirsiz bir geleceğe sahip olarak yaşamıştı. Birini suçlamaya çalışırken bir yandan empati kurmak, sevmeye çalışırken itilmek, bu yüzden nefret etmek nedir en iyi o bilirdi. Bu belirsizliklerden bıkmıştı ve bu yüzden net çizgilerle belirlenmiş bir hayat çizmeye çalışıyordu kendisine. Jungkook ise parlak gözleri ve dinlendirici gülümsemesi ile Jimin'in çizmek için bir ton uğraştığı o çizgileri yeniden bulanıklaştırmak istiyordu.