az önce aklıma çok tuhaf bir anı geldi hem de durduk yere, paylaşmadan geçemem.
vaftiz anım. beyaz bir elbise içindeyim, kollarım açık, bir kadının kucağında duruyorum. kadını hatırlamıyorum ama ellerini, serinliğini ve bana söylenen kelimelerin ses tonunu biliyorum. başıma su dökülüyor ve ben ağlamıyorum bile sadece bakıyorum. o suyun alnımdan süzülüşünü bile hissedebiliyorum hâlâ. bu mümkün mü? bir yerde okumuştum bazı bilim insanları bebekliğe dair birkaç anının "anlam" içeriyorsa kalabileceğini söylüyordu. belki beynimin bir oyunudur. belki de kutsal olan şeylerin bellekte daha farklı izler bırakmasıdır kim bilir. insan kendine ait olan bir anıyı sanki başkasından duymuş gibi hatırlayabilir mi? bana hep bu hissi veriyor. o görüntü, o serin ışık, o sessizlik... gerçekten ben miydim o?
siz hiç çok küçükken yaşadığınız ama hâlâ hatırladığınız böyle bir anı taşıyor musunuz yanınızda? sanki çocukluğun derinlerinden bir kuşun gagasında getirilmiş gibi.