işte edebiyat böyle değil bir şekilde hissettiriyor. sinema, müzik bu kadar dokunmuyor üstelik ana dilinde bir şeye denk gelirsen daha fazla etkileniyorsun. sürekli josé saramago'nun en sevdiğim yazar olduğunu söylerim ama o bile böyle hissettirmemişti. çünkü gerçekten bazı engeller var, görmesek bile. dil hafızası ve kültürü çok önemli bir şey gerçekten bunca zamandır türk yazar okumamıştım ama bir yandan da biliyordum türk yazarlarının normal yazarlardan daha derin olduğunu. bu kitap da bunu kanıtlamış oldu çünkü ben sadece bu kitabı okumadım, raif'i yaşadım. sanki ben yıllarca sevdiğim kadından habersiz kalmış ve terk edilmiş gibiydim ve ölümünün gerçeği suratıma tokat gibi yapışmıştı. çünkü o beni son ana kadar sevdi, ben ona inanmamakla kabahat etmiştim, o beni isteyerek terk etmemişti. ben bunu bilmeyerek hayıflanmış ve başka hayat kurmuştum. keşke beni terk etmiş ve unutmuş olsaydı, ölümüne hatta yas tutmaya bile zamanımın olmaması beni daha çok üzmüştü.