beastieth
son günüme kadar,
beastieth
buraya uğramayalı uzun zaman olmuş..
beastieth
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
beastieth
sen gittikten sonra yalnız kalacağım. yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... evet sevgili, kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer.
•
Reply
beastieth
ıssızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
•
Reply
beastieth
he knelt to the ground and pulled out a ring and said, "marry me, Juliet you'll never have to be alone, i love you and that's all i really know."
beastieth
sana karşı hasretliğim günden güne artıyor. tabii sen bunu anlamak istemiyorsun. anlamadığını söyleyemem, elbette anlıyorsun. ama öyle sanıyorum ki, bunu benim ağzımdan tekrar tekrar duymaktan hoşlanıyorsun. o kadar hoşlanıyorsun ki aynı şeyi her gün, her saat, her dakika tekrar etsem az bulacaksın. senden vazgeçmeyeceğimi bildiğin halde ne geçmişe, ne de geleceğe ait hadiselerde senden başka hiçbir şey hatırlamak istemediğim halde nasıl oluyor da bana olmuş hadiseleri hatırlatıyorsun. ben de birçok kötü şeyler biliyorum ama onla düşünmek istemiyorum. içimin bu kadar seninle dolu olduğu bir zamanda düşünemiyorum demek daha doğru olur. aramıza giren şeyleri yok etmekten zevk duyacağını söylüyorsun. nahit, sen bunu istiyorsan aramızda, yani seninle benim aramda, hiçbir kötü şey yok. bizden başka hiçbir şey yok. inan bana, sen benim için daima tek varolan şeysin. dikkat et, en çok demiyorum, tek diyorum. senden başka hiçbir şeyim yok, hiçbir şeyim olmasını da istemiyorum.
beastieth
ayrılık diye bir şey yok, bu bizim yalanımız.
sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. şimdi neredesin? ne yapıyorsun? güneş çoktan doğdu, uyanmış olmalısın. saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? öyleyse ayrılmadık. sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum, önce beklemekten. ömür boyunca ya bekliyor, ya bekletiyor insan. ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
beastieth
işte yaşamak maceramız bu. yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek. özleme bir diyeceğim yok. o kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. o nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. o tek güzel yönü bekleyişlerimizin, insanlığımız özleyişlerimizle alımlı, yaşantımız özlemlerle güzel. özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. bir kokusu var, bütün çiçeklere değişmem. bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz. verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir. beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. yaşıyorsam; içimde umut varsa, yine seni özlediğim içindir. seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki.
•
Reply
beastieth
bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini.. zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. ya o? ya o? insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan. zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık. aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan.
•
Reply
beastieth
bir bahar akşamı rastladım size. sevinçli bir telaş içindeydiniz, derinden bakınca gözlerinize, neden başınızı öne eğdiniz?
beastieth
ve ben o kadar karanlıklar içindeyim ki..
beastieth
olduğum şeyle, olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.