painttownblue
17'
@benimsemeler
0
Works
0
Reading Lists
15
Followers
konumuz acı
Acıyı bazen tadariz,bazen yaşarız,bazen acıyı ozleriz,bazen acı çekmek isteriz,bazen acıyı severiz. Hayatı acı çekmek için bir yer olarak görürüz ve hayatı acıdan ibaret kılarız. Hayat acıdan ibaret değil ama bazen öyle mecbur kalırız ki böyle düşünmeye,hayat yalnızca acı çekme sanatının tuvali haline gelir ve biz sadece aynı malzemeden yapılmış olan farklı renkler sayılırız. İnanmazsınız, acı eşiği denen bir şey var ya, bazılarının acısı acı eşiğinde ölçülmeyecek kadar az olsa da, herşeyi yaşamış gibi davranır ve bilmiş gibi konuşurlar,kulak asmamak lazım ama ne deseniz nafile,nihayetinde dominant bir fahişe <3 Acınızı paylaşmak istediğiniz kişiler bazen öyle kötü vururlar ki sırtınızdan güveniniz sarsılır... Ben çok yaşadım,o yüzden kimsenin acısını başkasıyla dedikodu malzemem yapmam,bana öğretilen bu değil çünkü,bana doğru gelmez. Kısacası, acınız bir başkasına az bir başkasına çok gelebilir ama önemli olan acıyı yok etmeye çalışırken,kendine zarar vermemek. okuduğun için çok teşekkürler
Acı ne ki, acı sadece tadını aldığın birşeyin sana verdiği anlık haz,anlık garip hissiyat mı,değil. Bence acı tek bir tanıma sahip olabilecek kapasitede bir duygu değil,acı kişiden kişiye göre değişir, zorlukların durumuna göre acının şiddeti doğru orantıda değişiklik gösteriyor. İnanmazsin ama bugün sana ağır gelen acı bir başkasına hiç gelebilir,acı kişiden kişiye değişir çünkü. acı basit degildir ki. Acı her yerde acıtır, acıtan her yerde acıdır. Konuştuğumuz acının biberin acısı ile uzaktan yakından alakası yok,onun verdiği acıyı süt ile geçirebiliriz ama bazen öyle acılar içinde oluruz ki kimse bize iyi gelmez,biz de acıyı çıkartacak birini ararız. Onun da kalbini kırıp birinin daha acısına tuz basmış oluruz ,bı bakıma acıyı unutmak için acı yaratırız bir insana.
17'
Konumuz 7 yaş.
Neval salak
@neqottine yaaa
konumuz acı
Acıyı bazen tadariz,bazen yaşarız,bazen acıyı ozleriz,bazen acı çekmek isteriz,bazen acıyı severiz. Hayatı acı çekmek için bir yer olarak görürüz ve hayatı acıdan ibaret kılarız. Hayat acıdan ibaret değil ama bazen öyle mecbur kalırız ki böyle düşünmeye,hayat yalnızca acı çekme sanatının tuvali haline gelir ve biz sadece aynı malzemeden yapılmış olan farklı renkler sayılırız. İnanmazsınız, acı eşiği denen bir şey var ya, bazılarının acısı acı eşiğinde ölçülmeyecek kadar az olsa da, herşeyi yaşamış gibi davranır ve bilmiş gibi konuşurlar,kulak asmamak lazım ama ne deseniz nafile,nihayetinde dominant bir fahişe <3 Acınızı paylaşmak istediğiniz kişiler bazen öyle kötü vururlar ki sırtınızdan güveniniz sarsılır... Ben çok yaşadım,o yüzden kimsenin acısını başkasıyla dedikodu malzemem yapmam,bana öğretilen bu değil çünkü,bana doğru gelmez. Kısacası, acınız bir başkasına az bir başkasına çok gelebilir ama önemli olan acıyı yok etmeye çalışırken,kendine zarar vermemek. okuduğun için çok teşekkürler
Acı ne ki, acı sadece tadını aldığın birşeyin sana verdiği anlık haz,anlık garip hissiyat mı,değil. Bence acı tek bir tanıma sahip olabilecek kapasitede bir duygu değil,acı kişiden kişiye göre değişir, zorlukların durumuna göre acının şiddeti doğru orantıda değişiklik gösteriyor. İnanmazsin ama bugün sana ağır gelen acı bir başkasına hiç gelebilir,acı kişiden kişiye değişir çünkü. acı basit degildir ki. Acı her yerde acıtır, acıtan her yerde acıdır. Konuştuğumuz acının biberin acısı ile uzaktan yakından alakası yok,onun verdiği acıyı süt ile geçirebiliriz ama bazen öyle acılar içinde oluruz ki kimse bize iyi gelmez,biz de acıyı çıkartacak birini ararız. Onun da kalbini kırıp birinin daha acısına tuz basmış oluruz ,bı bakıma acıyı unutmak için acı yaratırız bir insana.
bugünün konusu Anne
Beni üzmeye değdi mi anne? O da seni bırakıp gitti. Beni üzmeye gerçekten de değdi mi? Değdi diyorsan da sen bilirsin anne. Beni sevdiğini hiçbir zaman hissettirmedin ki. Başka insanlarla olan konuşmalarını izledikçe gece ağlamak için bahane üretiyorum. Sen beni bu olaylar yüzünden ağlarken görmedin. Ben hep üstünü örttüm bu olayların. Herkesin içinde, "Neval ağzını kapayıp gülümse" dediğinde tum gece agladim. Ve ben sadece 7 yasindaydim. 7 yas. 7 yas bana hicbirsey katmadi anne. 16 yıllık hayatimin en zehir gibi olan donemiydi. Bu baska bir konu. Asıl mesele... Senin anne olmaman. Sen anne değilsin. Olamazsin da zaten. Arkadaslarimin anneleri bana hep "ailen cok sansli,keske bizim kizimiz olsaydin" diyorlar. Anne ben hepsine keske diyorum. Her bunu diyene keske diyorum. Çünkü ben artık bıktım. Ramak kaldi. Bicak olayini hatirliyor musun, beni zorla durduğun anı? Keske durdurmasaydin da ben bu gunleri yukardan izleseydim anne.
Anne bu mu ki? Anne sevmesi gereken kişi değil mi? Anne zarar vermez. Anne üzmez. Peki ya kendine anne demeyi layık bulanlar? Herkes anne olabilir mi ki? Üzdüğü kişinin kendi çocuğu olduğunun farkında bile değilken, nasil anne oldun ki sen? Şiirsel bir insan. Şiirsel değil, olanları sadece anlatmaya çekinen bir insan yarattın. Benim içimdeki en büyük öfke de anne dediğim varlığa. Kimseden nefret edemedik hayatım boyunca. Ama anne dediklerinde bir yanım sürekli "O da beni sevecek" diyor. Anne. Anne bu değil. Veya ben anne ne demek henüz bilmiyorum. Beni küçük sayın, ben anneyi istesem de anlatamam. Annelik yapmak nedir bilmem. Ben anne, anne sevgisi konusunda cahilim.
arkadawlaslraim ile annelerinn iliskisi cok guzel çok kisakaniyriwum ekskw benim annfem de iule olda diyeoum keşke benwim annem de bwnni dinlese çok dwrs calistigim icicjn gurur duyuop yanimfa gelse scaimi oksasa beni sevse yalawn soyleemese yaomaswn biyslw keskew diyprum bana diywo ki benw bidi yaomiyoeum kendinece lsf uydurmus zaten "Aldatan kadien yikstir aldatulmaya mecbur kalan kafien vardır," hsyatfimda dugdugum en berbat soz bu olabilri kafayi yicem babema doyeo ki seni çok seviyoruw akşam da diyor ki ben sevgwilimi cowk sbeiyorum bana hiç seni xevuyorum demiyo hep vuruwyor sadece vuruyor sadece bbagiriryor sadece korkunç davraniyor sırf onun yuzufnen geceleri bile ustimu ortutorum bu da ayrı bı tarevmw ama inan şu hayatta en nefret edttyigim icnsan o en korktugum isnen da o her an beni bırakıp gidebilir ucbku bana diyow ki sen jendini bu adamsdan daha kitmetli mi sayiyoeeun
Hesap çok iyi
Hadi bugünki konu Acele etmek olsun
Konudan çok saptım kusura bakma :D
Tamam yani kısaca şöyle , acele etmek zorunda kaldığımız anlarda sürekli "şeytan karışır" ifadesini duyuyoruz. Aslında öyle değil,o anki panikle yaptığımız şeyi öyle hızlı yapmaya çalışıyoruz ki aniden gelen herhangi bir şeye dikkat etmiyoruz ve sonuç olarak başımıza bir iş geliyor. Acele etmek bazen zorunda kalınca yaptığımız bazense yapmak istediğimiz için yaptığımız bir hareket. Şöyle bir örnek vereyim ; bir insanı görmek istemiyoruz. O an hemen kalkıp gitmemiz , zorunda olduğumuz birşey değil. Yapmamız gerektiğini düşündüğümüz birşey. Ama ; bir katille aynı masada oturuyorsunuz ve her an size saldırabilir. O an koşarak kaçmanız,acele etmenizin zorunda olduğu bir sebeptir. Aslında bir çeşit etki-tepki meselesi. Bir etki yüzünden aceleci bir tepki verebilecek kadar aciz varlıklardır insanlar,üstelik insan en gelişmiş canlı. Çok garip değil mi, en güçlü canlı olup, küçücük bir korkuda acele etmek? Acele etmek insanı aciz kılmaz, bulunduğu durumdan kurtarmayı mümkün kılar ama her durumda değil. Çok konuştum vallaha bugün,yarın eğer gelebilirsem biraz kişiler hakkında yazmak istiyorum, görüşürüz,okuduysan buraya kadar, teşekkürler,iyi ki varsın .
Bu başka bir konu aslında,yine anne konusu yani. Onu anlatmayacağım,hiç gerek yok onu anlatmaya. Çünkü yaşamadan anlamak imkansız ama duyguları,hareketleri anlatmak imkansız değil. Kişileri anlatmak imkansız ama kişilikleri değil,yani demek istediğim kişileri anlatmamın sebebi bu,kişiler anlatılmaz yaşanır ama duygular. duyguları kelimelere dökmek kişileri duygusal bir biçimde ifade etmekten daha kolaydır
Peki siz hiç,gelen sesi duymamak için kulaklığınızı almaya kalkıp,acele davrandığınız için kulaklığınızı kırdınız mı hatayla ? Doğru,acele işe şeytan karışır ama bazen şeytana hak vermiyorum. O an acele etmem gerekiyordu, duymamak istiyordum ama bozuldu ve herşeyi kelimesi kelimesine duydum ,o kadar acıydı ki.
Konumuz "arkadaşlar"
herkese çok hastayım dedim ama hasta falan değildim,salak arkadaşlarım dişlek olduğum için aşırı alay ediyordu, kendimce böyle bir karar alıp maskeyle gezdim tüm okul yılı (4 yıl) arkadaşlarım biraz saldı beni bu sefer de annem başladı zaten sağolsun
Bugünün konusu özlem
Özlem hakkında konuşmamı uzatabilirim ama bunu yapmak hem saatlerimi,hem de gözyaşlarımı artırır. Hiç gerek yok,gerekli olan en önemli olan şey özlemi dindirmek için başkasına bir acı yüklememek. Özlem,öyle göreceli bir kavramdır ki herşeyin bir özlem olabileceğini bile rahatça söyleyebiliriz.
Ailemizden ayrılınca gördüğümüz her yemeği annemizin yemeği ile karşılaştırırız çünkü özleriz . Her gördüğümüz küçük çocuğu kardeşimiz sanarız. Özlem her an,her saniye gerçekleşebilir. Her şey,bir özlem oluşturur...
Özlem,bir kokuda onu hatırlamaktır bazen. Bir kokuyu alıp tüm gün onu düşünmektir... Düşünmekten kafayı yiyecek hâle gelmektir
Bazen çabucak erir,bazen hiç erimez. Erimeyenler unutulamayacak kadar da büyük değildir ama bir şekilde eriyecektir. Bugün değilse yarın,yarın değilse sonraki gün,sonraki gün olmazsa bile elbet bir gün erir. Erimesinin hızı sana bağlıdır,kimisi hemen eritmek için başkalarını kullanır ve kullandığı kişi de bir kar topu büyütmeye baslar. Yani özlemi dindirmek için kullandığı insanda yeni bir özlem yaratır
Both you and this user will be prevented from:
Note:
You will still be able to view each other's stories.
Select Reason:
Duration: 2 days
Reason: