Kan yemini kitabın alıntısı
O gece kimse yoktu.
Ne tanık, ne ses, ne de geri dönüş ihtimali.
Avucuna baktı. Bu el, bugüne kadar tuttuğu her şeyin yükünü taşıyordu: kaçışların, kabullenişlerin, yarım kalanların. Zamanın bir gün onu buradan alacağını biliyordu. Ecelin acele etmeyen ama asla vazgeçmeyen adımlarını.
Derin bir nefes aldı.
Bu bir tehdit değildi.
Bir meydan okuma hiç değildi.
Bu, sadece kendine verdiği bir sözdü.
“Kan yeminimdir,” diye fısıldadı sessizliğe.
“Bu el benim. Ecel beni bu hayattan aldığında, geride bırakacağım iz budur.”
Söz havada asılı kalmadı.
Toprağa, zamana ve kendi kaderine kazındı.
Ve o an biliyordu:
Ecel geldiğinde,
onu ve beni ayırdığında,
bu tuttuğu eli olduğu gibi bırakacaktı.