+Aysel gitti.
-Onun için mi üzgünsün?
+ Yoo.
-Döner herhalde. Üzülme n'olursun.
+Dönse de fark etmez.
-Neden?
+Artik hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki.
Bir kere gitti mi gitti.
Yüzüne baktğında hep bunu hatırlarsın
bir iki hafta hiç uğramadığı oluyordu herkesi ben ararım kimse beni aramaz bir yandan da iyidir bu tutum derdi bir insanı istemediğin zaman görmezsin bu huyuna alşırlar senin aramanı beklerler bir yandan da hazindir sen aramayınca kimsen yoktur yalnız başına yaşarsın yalnızlığını bir yan dan da sitem ederler neden aramadın beni derler oysa onlar hiç aramazlar özel izinleri belgeleri mi var aramamak icin bilemiyorum kusur kimde bende olduğunu söylüyorlar benim anlattığım gibi değil de cok daha ince ve mantıklı ve aynı zamanda psikolopatolojik açıdan açıklıyorlar elbette ben burada soyleyemem güzel sözleri bir daha fakat su kadarını belirteyim ki sonunda beni kandırıyorlar hayır kandıryorlar dememeliyim sonra tekrar gelirler kelimeyi yanlış kullandığımı sözlerini küçümser bir ifade ile konuş- tuģumu sõylerler hayır hayır kabul ediyorum dilim sürçtü bu sözleri
ikna ettiniz demek istemiştim havır istemiyorum
artik fakat ben bir kusur isledim aramadım diyelim onun ilgisi buna mı bağlıymış anladım evet evet tabi sen aramam istemezsin diye düşündüm tabi ne incelik bu incelikler yüzünden ölüyorum zaten ayrica haksızĺık ediyorum adresimi de bilmez bazısı peki ben nereden biliyorum onlarınkini vermek istemem belki diye sormamışlardı demek benden yüzsüzü yok adresleri istiyorum kapı kapı dolasıyorum peki anladık bir daha zor bulursunuz beni ne acıkh değil mi bütün hayatınca arkadaşlığın ônemini haykıran Selim Işık'ın başına bunlar geliyor oysa ben neler istiyorum neler istiyorsun canım insanların üstüne důnyanın bütun yıldırımlarını yağdırsam da sevilmek özlenmek istiyorum bütün gúrültůmün çocukça olduğunu aslında sevgiden ilgiden geldiğini anlamalarını öyle sanmalarını istiyorum peki diyorlar neden yapalım bütün bunları neden öyle sanalım kimsin sen diyorlar reisicumhurbaskanı mısın evet reisi- cumhurbaşkanıyım evet aslında bütūn temel atma torenle- rine bütůn açılıslara resmî geçitlere șenliklere resmî kabul- lere ziyafetlere balolara düğünlere kokteyl partilere anma törenlerine beni çağırmalısınız kaç para eder sizin reisi- cumhurbaşkanlarıız benim yanımda hangisi benim kadar yūrekten katılır sevincinize heyecanınıza adamın işi başından aşkın bir de sizinle mi uğraşacak bir çoklarina da gelme gelse de baştan savma bir konuşmayla hayal kırıklığına uģratır sizi özene bezene hazırladığınız yiyeceklerinizin ůstüne elinin parmağının ucuyla şõyle bir dokunur bütün en- diseleriniz bosa gider yemekler kalır hiç birinizin doğru dürüst elini sıkmaz tõrenin düzenlenmesinde emeği geçenler sövle bir uzaktan görůr onu oysa beni çagırsanız bilseniz ne memnun kalırdınız her birinizle ayrı ayrı meşgul olurdum ne kadar beğenerek ne kadar çok yerdim yemeklerinizden sevincten şaskına dönerdiniz