astariiaa
Asena göklerde kitabına başladım. Bölüm 11 deyim yanlış hatırlamıyorsam. Açıkçası diyecek çok şeyim var ama saygı sınırını bozmak istemiyorum. Aşırı derecede moralim bozuk. İnanır mısın bilmem ama bir rulo peçete harcadım resmen şuana kadar. Ve hala daha ağlıyorum. Anladığım kadarı ile yeni yüzbaşı ile bir ilişki söz konusu ileriki bölümlerde ama kitabın başından beri akittigim gözyaşlarım ve ben bunu kabullenemiyorum. Aşırı sinirlerim bozuldu. Herkesin kendi hayatı görüşü tabi. Kesin diye bir sınır çizmiyorum ben asla. Ki kendim de büyük konuşmak asla istemiyorum. Ama onca yas sahnesinden sonra ben bu yeni aşkı okuyabileceğimi sanmıyorum. Ruhsal olarak kaldıracak güçte hissettirmiyorum şuan. Bir yandan hak veriyorum. Ölenle ölünmez diyorum. Bir yandan madem o kadar büyüktü aşkın kalbine yeni birisini nasıl aldın diye kabul de edemiyorum. Şu sıralar ruh halim zaten kötü belki de bu yüzden bu kadar çok etkilendim şuan. O yüzden sadece bu kadarla sınırlı kalicam. Ama kalbimi çok kırdığını da yazmazsam içimde kalırdı gerçekten. Ama herşeye rağmen okudum kısıma kadar olan yerde kalite kokuyordu resmen. Aşırı iyi yazılmış ve kalemin de çok çok iyi. Her duyguyu en derinimde hissettim. Ama keşke baslamasaydim da demeden edemiyorum. Kitabın ilk başında Serdar yeniden dirilecek gibi algilamistim ben , o kadar aglamama rağmen ilerleme sebebim buydu. Ve şuanda da yine yorumlardan ve yazilanlardan anladığım kadarıyla olmayacak bu yüzden de burada bırakıyorum. Şuanki sinir halim fazla olduğu için devam edersem kötü konuşabilirim ve bunu asla istemem. Ama eline emeğine sağlık yazarım. Her bir satırını hissedip saatlerce gözyaşı döktüm...
birazdanbiseyler
Öncelikle her şeye rağmen bu kadar cümleyle kendini ifade ettiğin için teşekkür ederim. Bende kendimi ifade etmek isterim ki, üzüntüyle doğan öfkenize en azından su serpilir belki… bu kitabın tanıtım bölümü uzun süredir kafamda ve taslaklardaydı. O bölüm ya final olacaktı ya başlangıç. Diğer askeri kurgum mutsuz son olduğu için finale o bölümü yazmak istemedim. Devamında ki süreçte de aslında yorumlara verdiğim cevaplara da bakarsanız görürsünüz… çok gel gitlerim oldu. Asena’m o kadar acı çektikten sonra başkasına bir sevgi duyabilmesi emin olun sizden çok bana dokundu. Her bölümü yazdığımda ki, slow ilerleyen bir durum var.. bir şeyler netleşene kadar bi acaba serdar mı gelse diye düşündüm. Kafamın içinde ki savaşları buraya ne kadar yazmaya çalışsamda ifade edebileceğimi düşünmüyorum… ama günün sonunda hikaye bu doğrultuda evrildi. Ve bu durumu şöyle açıklayayım, yazan tarafta olan arkadaşlar da bilir. Kitap yazarken kurgu karakter oluşturuyoruz neticede. Ve yazarken bir süre sonra o karakterler kendi doğrultusunda ilerliyor. Ben ileriye dönük yazabilirim diye not aldığım çoğu şeyi sildim mesela. Çünkü o karakter o doğrultuda ilerlemedi. Amacım sizin şikayetlendiğiniz konuyu aklamak değil. Kendimi ifade etmek. Ve şu kısımıda düzelteyim, Asena’nın yaşadığı acı durum sadece ‘büyük aşk’ değil. Eğer normal şartlarda ölseydi ve arkasından bu şekilde yas süreci olsaydı evet bu büyük bir aşktan olurdu. Ama Asena’nın yaşadığı travma buna sebep olması. Orada başka bir görev arkadaşıns sebep olsaydıda benzer bir durum yaşanırdı, sadece sevgisi bu durumu daha trajedik kıldı. Serdar benim de kalbimde bir yara. Hala bir sahne yazarken utandığım olur. Ve yazarken hep şunu da düşündüm, Allah korusun ama böyle bi durum başıma gelse ben başkasını nasıl severdim? Zor. Çok zor. Allah sınamasın. Ama hayatta bir şekilde devam ediyorsa, böyle durumlarda hayatın gerçeklerinden. Umarım kendimi de ifade edebilmişimdir. Tekrar teşekkür ederim
•
Reply