birkadinmeselesi

İlk günden okula geç kalmak...

birkadinmeselesi

Bayrak törenini kaçırdım. 
Odpowiedz

birkadinmeselesi

İnsanın bir başkasıyla yollarının kesişmesi ne acayip, hiç beklemediği anda hiç bilmediği bir insan bir anda dostu, sevgilisi, belki yeni ailesi, her şeyi olabiliyor. Flannery O’Connor’un İyi İnsan Bulmak Zor eserinde şöyle geçiyor;
          
           “Söylesene, ‘Bazı insanların tanışmasının tesadüf olmadığını senin de düşündüğün oldu mu hiç? Kader ortak noktaları olan insanların yollarını er ya da geç bir şekilde kesiştirmiyor mu?’” 

birkadinmeselesi

Öyle ya, insan kaderinde ne varsa onu yaşıyor meselesi doğru görünüyor.
            
            
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Tükeneceğiz, Roza
          
          ​Tükeneceğiz,
          
          Mem û Zîn gibi
          
          kavuşamadan seveceğiz.
          
          ​Siyabend û Xecê gibi
          
          birbirimizi ararken
          
          yolların arasında kaybolacağız.
          
          ​Amed’in taşları,
          
          Mêrdîn’in geceleri
          
          şahit olacak sevdamıza.
          
          ​Belki sen gideceksin,
          
          ben kalacağım ardında.
          
          ​Ama bil ki Roza,
          
          bazı aşklar bitmez;
          
          sadece iki insanın
          
          ömrüne sığmaz.
          
          ​Tükeneceğiz Roza, 
          
          Tükeneceğiz,
          
          ama sevdamız değil.
          
          

birkadinmeselesi

"Bakur, Roza'ya yarım kalmış bir masalın ağıdını yaza dursun sevgilim; biz birbirimize geç kalıp tam zamanında yetişenlerin hikâyesini anlatalım. Ve ben seni bulduğum an, dünyaya neden geldiğimi haykıracağım."
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Bakur’un pasajı inanılmaz şaşırttı. Roza’ya olan aşkı devrim gibi. Bir sayfa, bir kitap, bir ömür, her an Roza diyor Bakur ve ekliyor;
            
            'senle sevgimiz papatya gibiydi Roza; 
            sessizce açan içimizde habersiz büyüyen.
            Bir yaprağı umut,
            bir yaprağı özlem,
            bir yaprağı yarım kalmış cümleler.
            Ben senden giderken sevgimiz bitmedi aslında,
            rüzgara bıraktık birbirimize söylenmeyen cümleleri.
            Şimdi hangi papatyaya baksam;
            biraz sen kokuyor, Roza.
            Ve ben bilmiyorum Roza,
            sevmek miydi bizi ayıran,
            yoksa birbirimizi zamanında bulamamak mı?'
Odpowiedz

birkadinmeselesi

 İnsan değişir. Yıllar sonra da değişir aynı gün içinde de. Hakkıdır da, başkaları ne diyecek aman ne olacak diye düşünmek yaşamak değildir zira. Kendimi bildim bileli hep başkaları ne diyecek diye yaşadım. Daha doğrusu bastırılmış baskılanmış bir şekilde.

birkadinmeselesi

Abdülhak Şinasi Hisar şöyle der kitabında, “Aynı gün içinde saatten saate değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam ve biçare, bunayan bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeye acıkırız. Mevsimlere göre değişen tabiat kadar hislerimize göre de yüzümüz değişir, biz değişiriz. Şekilleniriz...” Değişmek ve şekillenmekten de değiştiğimizi belli etmekten de çekinmemeli sevgili okur...
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Yukarda dedim ya insan değişir. Hayır insan şekillenir. 
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Neden. Ben bir zar isem ve kabul görmem için illa düşeş düşmek zorunda mıyım? 
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Temmuz ayında kuzey İzmir otobanı yol ücreti ile Eylül ayı otoban ücreti arasında dağlar kadar fark var.  3 Temmuz'da 890 ₺, 3 Eylül'de 1540 ₺. Bursa, Hersek yollarını da saymıyorum. 

birkadinmeselesi

Bu yol ücretlerinin neden bu kadar hızla arttığını asla anlayamayacağım. 
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Günaydın. Sabah uyandırılmaktan hiç hoşlanmam. Hele ki başım ağrıyorsa ve ben sabaha karsi anca uyuduysam. Bu bana eziyet gibi gelir. Çok sinirliyim bugün. 
          
          Neyse #biryudumkitap'ın bugünkü pasajını bırakıp gidiyorum.
          
          Bazen hâlimizden yakınıyoruz, hâlimiz iyiyken bile. İyiliği tasavvur edemiyoruz belki, eski zamanları unutuyoruz, yaşadığımız kötü zamanları. Hiç yaşanmamış gibi geliyor bazı şeyler, hep daha fazlasına hep daha iyisine öykünüyoruz. İnsan işte. Czeslaw Milosz, İssa Vadisi adlı eserinde; “Gerçek bir umutsuzluğun ardından genellikle gerçek bir sevinç geliyor ve işte o zaman dünyanın bu sevinç yokken nasıl göründüğü unutuluyor,” der. Bu sabah, hâliniz her nasılsa bugüne nasıl geldiğinizi bir hatırlayın sevgili okur. Var olun.

birkadinmeselesi

Bugün de iğrenç bir baş ağrısıyla uyandım. :-/

mkey274

@birkadinmeselesi evett:) seninle, sevdiğinle tanışmayı ben de isterim. İnşallah efenimm :)
Odpowiedz

birkadinmeselesi

@mkey274  Yüz körlüğü de mi:) hadi bakalım. Seni yüz yüze tanımayı Gamze'mle tanıştırmayi gerçekten isterim olursa ki karşılaşırsak inşallah diyelim:) 
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Dün Bursa'ya gittik abimle. Bana araba aldık. Eski arabamın aynısı ama bu daha genç ve 63000'de. 
          Arabanın sahibi avukat bir kadın. Evleniyorum öncesinde üzerimdeki bütün malları satmaya karar verdim dedi. Enteresan şeyler de söyledi bir avukat olarak kendimi garantiye almak zorundayım dedi. 
          Bir milyon para saydım kadının eline. Herşey çok güzeldi. Eve geldik babam kiyametleri kopardı. 

birkadinmeselesi

@mkey274  "ne kadar yük olmazsan değerin azalıyor" o kadar doğru söyledin ki aynen öyle oldu. Hiç sorun çıkarmadığıma üzülüyorum şu an.
            Ve iyi dileklerin için teşekkür ederim yarı adaş var ol:)
Odpowiedz

mkey274

@birkadinmeselesi sesi çıkmayan eziliyor yarı adaş. Ne kadar yük olmazsan o kadar değerin azalıyor maalesef. Garip bir psikolojidir. Sorun çıkartman gerekli. Sen kazasız belasız güzel günlerde kullan arabanı.
Odpowiedz

birkadinmeselesi

Fenalıkların en fenası haklı olup da güçsüz olmak olmalı. Ne acayip, bizim gibi memleketlerde daha acı verici oluyor bu zira herkes güçlüden yana duruyor. Çocukken de, okurken de, çalışırken de, büyük kentlerde bilmem ne sırası beklerken bile böyle. Bunları yazarken Leyla Erbil’in 'Tuhaf Bir Kadın' kitabında şöyle cümleler dökülüyor: 
          
          “Bazen dönüp kendime bakınca, öyle umutsuz, çaresiz, acınacak durumda görüyorum ki kendimi, gözlerim yaşarıyor. Ama içimde bir güç var, ötekilerin haksız, benim haklı ve doğru olduğuma inanıyorum. Bu güç ayakta tutuyor beni.” 
          
          Ayakta durmaya devam ediyoruz sevgili okur. Zannederiz eskisi kadar zor olmuyor.

birkadinmeselesi

 #Biryudumkitap'ın bugünkü pasajı da inanılmaz hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim.  
            
Odpowiedz