Bir süre sonra yalnızlık, etrafta kimsenin olmaması değil de göğsünün tam ortasında taş gibi duran bir şeye dönüşüyor. İnsanlarla çevrili olsan bile eksiklik hissi peşini bırakmıyor. Hayatıma giren insanlar ya kendi yollarını seçip gittiler ya da canım yandığı için ben kapıları kapattım. Bazen düşünüyorum da, sorun bende mi diye. Çünkü ben hiçbir zaman hesap yaparak seven biri olamadım. Birine değer veriyorsam içimden geldiği gibi verdim, kırılmaktan korkmadan bağlandım. Herkesi dinledim, herkesin yüküne omuz oldum ama sıra bana geldiğinde sesimi duyan pek olmadı. İnsan en çok da anlaşılamadığı yerde yoruluyor galiba. Belki hatam buydu; ama insan karakterine ters düşerek de yaşayamaz ki.