bozukseferler

Sen varlıktan şımartılan çocuksun duygulardan ırak. Yokluğundayım yakın beni yoksul uykularda bırak. 

bozukseferler

İstemezsen beni gelip kırar kalbin durma noktasında, bunaltan bir hafta yirmi dört saatim duman. 
Reply

bozukseferler

Sen yoksan bütün kapılar dışarıya değil, sadece kendi içimdeki o uçsuz buçaksız ıssızlığa açılıyor. Bir ses, bir iz, bir uyanış beklerken, varlığınla dolmayan her an yaşanmamış sayılan bir ömre ekleniyor.

bozukseferler

Sensiz geçen her an, kendi içimde kaybolduğum bir gurbet hikayesi.
Reply

bozukseferler

İçimde hiç bitmeyen, durakları hep eksik kalmış bozuk seferler var. Ne tam gidebiliyorum bu hayattan, ne de gerçekten dönebiliyorum çocukluğumun o masum neşesine. Attığım her adımda, sırtımda o dikişleri patlamış eski valizin, yaşanmışlıkların o ağır ve keskin sancısını taşıyorum.

bozukseferler

Bazı vedalar söylenmiyor, sadece iliklerine kadar hissediyorsun. Gözlerimi kapattığımda duyduğum o ray sesi değil, yarım kalmış hayallerin, geç kalınmış özürlerin kalbimdeki gürültüsü. Kimse bilmiyor, ben her gece biletini çoktan kaybettiğim o yorgun vagonlarda, tek başıma uyanıyorum.
Reply

bozukseferler

Zamanın her şeyi iyileştirdiğine dair anlatılan o büyük yalana inandım. Zaman geçiyor ama acı sadece şekil değiştiriyor. Bir çığlıktan sessiz bir hıçkırığa, bir öfkeden derin bir kabullenişe dönüşüyor. 

bozukseferler

Artık canım yanmıyor, sadece her nefesimde seni hatırlamanın yorgunluğunu yaşıyorum.
Reply

bozukseferler

Gökyüzüne bakıp seninle aynı yıldıza fısıldadığımız o geceler çok geride kaldı. Şimdi o yıldızlar bile bana yabancı, bana küskün. En sevdiğin oyuncağını avcumda sıkar gibi tutuyorum yokluğunu, canım yandıkça daha çok sahipleniyorum o boşluğu. 

bozukseferler

Bir kız çocuğunun sığınabileceği en güvenli liman senin o hesapsız gülüşündü. O limandan kovulunca, açık denizlerin o hırçın dalgalarında tek başıma yaşlanmayı öğrendim. Demir attığım her yer biraz daha sen, biraz daha eksik. 
Reply