bringmewhereallends

Zamanın tozları altında gittikçe küçülüyorum birnevi.Dünya dönmeye, zaman akmaya devam etse dahi hayattan ve gerçeklikten kopuk bir şekilde geçiriyorum günlerimi.Belki de bütün bunlar acının artık derime batması değil de kanımı uyuşturup, gözyaşlarımı dondurmasındandır.
          	
          	Korkmamak elde değil.İçinde sıkışıp kaldığım bu melankoli döngüsü ya bir illüzyondan ibaretse diye ödüm kopuyor.Fakat hissettiklerim yüreğimi bu denli sızlatırken bir hiç uğruna ağıt yakamam ya?
          	
          	Her şeye rağmen tam acıya bağışıklık kazandım dediğim an, hayal dünyam yerle bir oluyor, ve ben bu döngünün en günahkâr mahkumu oluyorum.Hayata tutunmak adına sevdiğim ne varsa tırnaklarımı geçiriyorum onlara ki ellerim ve yaşama isteğim kayıp gitmesin benliğimden.Çabalarımın nafileden ibaret olduğunu, tırnaklarımın çoktan kırılmış olduğunu gördüğümde anlıyorum.Haliyle, ne kadar gri beyaza boyanmış dünyamı renklere bulamayı denesem de, her şey de olduğu gibi bunda da başarısız oluyorum.
          	
          	Bu pes ettiğim ilk anlardan biri değil adım gibi biliyorum.Pes etmek benim için hiçbir zaman bir seçenek dahi olmamışken artık tek seçeneğimin bu olduğuna inanmaya başlıyorum.İçimdeki çocuğun başı okşanana dek öksüz olduğuma inanıyorum.
          	
          	Halbûki sevgi ve şefkati ucundan bile hissetsem, senelerdir açamamış bir çiçek gibi içinden çekip çıkabileceğim bu döngüden.
          	Bunu da en iyi ben biliyorum.Boğulurken dahi batacak olmamı bilmeme rağmen içimdeki Umut tohumuna kapılıp gidiyorum.

bringmewhereallends

Zamanın tozları altında gittikçe küçülüyorum birnevi.Dünya dönmeye, zaman akmaya devam etse dahi hayattan ve gerçeklikten kopuk bir şekilde geçiriyorum günlerimi.Belki de bütün bunlar acının artık derime batması değil de kanımı uyuşturup, gözyaşlarımı dondurmasındandır.
          
          Korkmamak elde değil.İçinde sıkışıp kaldığım bu melankoli döngüsü ya bir illüzyondan ibaretse diye ödüm kopuyor.Fakat hissettiklerim yüreğimi bu denli sızlatırken bir hiç uğruna ağıt yakamam ya?
          
          Her şeye rağmen tam acıya bağışıklık kazandım dediğim an, hayal dünyam yerle bir oluyor, ve ben bu döngünün en günahkâr mahkumu oluyorum.Hayata tutunmak adına sevdiğim ne varsa tırnaklarımı geçiriyorum onlara ki ellerim ve yaşama isteğim kayıp gitmesin benliğimden.Çabalarımın nafileden ibaret olduğunu, tırnaklarımın çoktan kırılmış olduğunu gördüğümde anlıyorum.Haliyle, ne kadar gri beyaza boyanmış dünyamı renklere bulamayı denesem de, her şey de olduğu gibi bunda da başarısız oluyorum.
          
          Bu pes ettiğim ilk anlardan biri değil adım gibi biliyorum.Pes etmek benim için hiçbir zaman bir seçenek dahi olmamışken artık tek seçeneğimin bu olduğuna inanmaya başlıyorum.İçimdeki çocuğun başı okşanana dek öksüz olduğuma inanıyorum.
          
          Halbûki sevgi ve şefkati ucundan bile hissetsem, senelerdir açamamış bir çiçek gibi içinden çekip çıkabileceğim bu döngüden.
          Bunu da en iyi ben biliyorum.Boğulurken dahi batacak olmamı bilmeme rağmen içimdeki Umut tohumuna kapılıp gidiyorum.

bringmewhereallends

Can yakan aşktan ziyade takıntı fikrimce..veya sevilmeye duyulan açlık.Benim durumumda hangisi benim sorunum emin değilim fakat boğulmaya başladığımı hissediyorum.Sürekli senin hakkında düşünmek, ufacık bilgilerle noktaları birleştirmeye çalışmak sanki bu saatten sonra bir önemi varmış gibi…Canımı acıtıyorsun.Keşke seninle hiç tanışmasaydım dediğimde kastettiğim şey sana olan aşkımın bana çektirdikleriydi.İnci,çok yoruldum biliyor musun?Sürekli boş kürek çekmekten, sevilmek istediğimde ilk sana koşmaktan çok yoruldum.Zira sen yaralarıma merhem değilsin aksine izlerini tenimin derinliklerine daha çok kazıyorsun.
          
          Yanımdaki dedin.Ayrılalı 6 ay oldu ve sen bu süreçte bir başkasına mı koştun?Hem de bana bir zamanlar ortaokuldan arkadaşım diye anlattığın benim sevmediğim o kişiyle?Sen ona bizden bir kere bile bahsetmedin…
          
          Bencilsin demiştim zamanında sana.Bunu söylerken dahi kendi sözlerime inanarak söylememiştim,öfke patlamasıdır diye düşündüm.Fakat gerçekten bencilsin biliyor musun?İki insanın sevgisiyle aynı anda oynayacak kadar bencilsin.Bu o kadar mide bulandırıcı ki seni ne kadar özlersem özleyeyim artık seni istemiyorum.Sana aşık da değilim zira kalbimi bu denli kırmanın haddi hesabı yok ve beni incitmene yeteri kadar izin verdim.Şimdi ise avuçlarımda kalan bir avuç öfke ve kırgınlık, sevgi kırıntılarını hissetmiyorum dahi..
          

bringmewhereallends

Gelişi güzel bir yaz akşamı.Yalnızca geçmişimi sorguluyorum.İnsanın bazen yalnızca ardına bakmadan kaçmayı istemesi yetmiyor, varlığını silmek istiyor.Geçmişim sürekli yakamdan yakalıyor beni bence mutlu anlarımı.Yorgunum,fakat yaşamak demek bu değil midir zaten?

bringmewhereallends

Mide bulandırıcı bir Mayıs akşamı.Son günlerde kemiklerimin soğuktan üşüdüğünü hissediyorum.Evet,Mayıs ayındayız.Çok tanıdık geldi bu bana,sen de anladın mı bir şeyler?
          Konuşmak istemiyorum pek.Her şey o kadar histerik ki son günlerde gülmek ile ağlamak arasında sıkışıyorum.Böyle anlarda zihnime fısıldadığım tek şey ne kadar deli olduğum.Aptalsın sen,bundan fazlası değil.