bunnydolllw

[17/5 16:36] Cennet çiçceğim: miyavla
          	[17/5 16:36] Cennet çiçeğim: siteyi aticam
          	[17/5 16:37] askimmm: Aşkım miyav

ggukwithv

Hiç sorun değil 
Reply

ggukwithv

Aşkım sen iste havlarim
Reply

bunnydolllw

[17/5 16:36] Cennet çiçceğim: miyavla
          [17/5 16:36] Cennet çiçeğim: siteyi aticam
          [17/5 16:37] askimmm: Aşkım miyav

ggukwithv

Hiç sorun değil 
Reply

ggukwithv

Aşkım sen iste havlarim
Reply

ggukwithv

Gözlerini gördükten sonra gökyüzüne bakmak, artık bir alışkanlık değil; bir ibadet gibi. Her yıldız, sanki senin bir tebessümünden sıyrılıp düşmüş bir kırıntı. Her bulut, rüzgârın sırtında senin adını taşıyor. Mehtap bile, artık sadece bir aydınlık değil; senin yüzünün gökyüzüne vurmuş bir hayali

ggukwithv

Sen farkında değilsin belki ama bütün cümlelerim, bütün dizelerim, senin etrafında dönüp duran göçmen kuşlar gibi. Ne kadar uzağa gitseler, ne kadar başka diyarlara konsalar, sonunda yine en güzel dalına, yani sana konuyorlar
Reply

ggukwithv

Her saniye bana karışıyorsun, ruhun ruhuma karışıyor 
Reply

ggukwithv

Ve ruhunun güzelliği karşısında 
Reply

ggukwithv

Cebimde pembe güller var. Her biri sana "merhaba" demek için sabahı beklemiş. Ama şimdi anlıyorum ki güller bile açılmadan solsa, yeterdi; çünkü sen, tüm bu sokakların, lambaların, gün batımlarının ve hayallerimin ötesinde, aradığım değil, bulduğum ve ellerimi verdikten sonra asla geri almayacağım tek şeysin ve tek kişisin

ggukwithv

Perdeleri çekilmiş pencerenden süzülen,
          Bir gün ışığıdır saçlarının tellerinde.
          Gece, en tatlı nağmesini senin sesinden
          Öğrenip, uyanır sabahlara gülerekten.
          Kağıda düşürdüğüm her harf, bir çiçek oldu,
          Seni anlatmaya kalem bile sevinçten uçtu.
          Gecenin en koyu rengi gözlerinde yol buldu,
          Bu aşkı ben yazmadım, aşk beni sana yazdı

ggukwithv

Gün ışığı, akşamın eşiğinde bir an duraksar, altınla morun arasında sıkışıp kalmış gibi titreşir. İşte tam o anda, sen gelirsin; saçların rüzgârın boynuna dolanmış denizin dalgaları gibi, gözlerinse gökyüzünün kaybettiği tüm yıldızları toplamış birer kuyu gibi. Yürürüz. Ayaklarımızın altında taşlar değil, kırılmış zaman parçaları vardır; her adım bir öncekini unutturur bize

ggukwithv

Deniz, ufukta güneşin son ışıklarını altın bir ağ gibi toplarken, dalgalar artık daha ağır vuruyor sahile, sanki o kızıl bulutların vedasını ağıtlıyor gibi. Senin ellerin, işte o anda, suya değdiğinde bir nilüferin sabah duasına dönüşüyor. Rüzgâr, saçlarının arasında kaybolan bir çocuk kadar yorgun ama bir o kadar da mutlu. Martılar, bizim sessizliğimizden bir şarkı besteliyor gökyüzüne; her kanat çırpış, bir nota düşüyor maviye.
          Yalnızlığa alışmış kaldırımlar, şimdi iki gölgenin yan yana düştüğünü görünce şaşkın. Taşların arasında biten yabani otlar bile, daha yeşil bakıyor bize. Ellerim ceplerimde, ellerin cebimde arkamdan diyecekler ki o yanlızca şiir yazmayı ve cennet çiçeğini severdi