burdenofyouthv
Lien vers le commentaireCode de ConduitePortail Sécurité de Wattpad
küçükken duygularıma önem verilmedi diye ben de duygularıma önem vermezdim ama büyüdüğümde sadece duygulara sahip olduğumu gördüm, bu benim kaldıramadığım en büyük yüküm oldu. sandığımdan daha önemliymiş duygularım, görmezden gelinmemeliymiş. küçüklük neşem sadece aptallığım sayesindeymiş. öğrendikçe mutsuzlaştım.
burdenofyouthv
ben arada sırada pozitif bir insan olmasam kimse beni seçmezdi. derler ya depresyondaki kişi sevilmez diye.
burdenofyouthv
bana nasıl dayanıyorlar anlamıyorum, resmen aptallık. hayatımda beni tüm kalbiyle çekebilen birisi bile yok. o zaman neden yanımdalarmış gibi davranıyorlar? kimin benim gibi birinin arkadaşlığına ihtiyacı var ki?
burdenofyouthv
ciddiye alınmama konusunda o kadar fazla anım var ki bu da beraberinde yaraları da getiriyor. hayatım boyunca çok defa ciddiye alınmadığımı hissettim. gerek aile içinde, gerek toplumun, grupların içinde, gerek ikili ilişkilerim içinde. ve bunlar bana öylesine gelmedi hiçbir zaman çünkü ennn çok güvendiğim kişiler varlığımı önemsemedi, bundan dolayı bende çeşitli yaralar açıldı. çeşitli güvensizlikler. baş edilmeyecek kadar fazlalar. artık en ufak önemsizlik hissiyatından sonra daha da açamıyorum kendimi. insanları hayatımdan uzaklaştırıyorum, paylaşımcılığımı azaltıyorum, pasif birisine dönüşüyorum ilişkilerimde çünkü yine yeniden önemsizleşip terk edilmekten bunaldım. en büyük korkuma dönüştü. yeni birisiyle tanışmak, eski insanlarla ilişki sürdürmek beni korkutmaya başladı.
hal böyle olunca korkumun üzerine gidiyorum ve bu sefer de vermekten yoruluyorum. bu da beni kısır döngüye sokuyor. dönüyor, dönüyor ve dönüyorum. asla bir dala tutunup kalamıyorum. nereye gitsem o ciddiye alınmama, dinlenilmeme, önemsenmeme, umursanmama beni peşine takıyor. başarısız olduğum için sürekli kendimi suçluyorum, ben miyim yanlış olan diye. hatalar bendeymiş gibi hissediyorum. sonra bir bakmışım suçluluk hissinden, dönüp durmaktan yorulmuş hâlde ne mesajlara dönebiliyor ne de normale çıkabiliyorum. bir zaman sonra her şey hallolur diyor ve yeniden deniyorum ve yeniden dumura uğruyor, hayal kırıklığımla kabuğuma çekiliyorum. sanki menfaatlerin arasında sıkışıp kalan beceriksizlik gibi kendime yetemiyorum. bir bedene yetemiyorum, bir bedene sahip çıkamıyorum, bir bedenin amacını sağlayamıyorum.
burdenofyouthv
küçüklükten başlıyor bu problemin sancıları. ailenin alay edilen, en ufak paylaşımında eleştirilere maruz kalan çocuğuydum ben. şimdi bunların yaşanması muhtemel değil miydi?
•
Répondre
burdenofyouthv
neden sürekli ağlıyorum, hayır regl de oldum yani?
burdenofyouthv
army arkadaşımın olmamasından o kadar bunaldım ki. anlatamam yani. daralıyorum. çok korkunç. özellikle heteroseksüel birinin bts sevmeme laf etmesi. dünyaya ruhum sığmıyor. keşke army arkadaşım olsa. umurumda değil nerede olduğu. iyi birisi olsa ve army olsa. sadece biraz laflamak istiyorum onunla.
hangi 8 yıllık armynin hiç army arkadaşı olmaz ki? BENİM. bravo sana.
burdenofyouthv
bahsetmedim ve bahsetmeyi de düşünmüyordum ama fikrim değişti—
son zamanlarda içten içe kendimi haddinden fazla yiyip bitirdim ve bu, birçok şeye olduğu gibi, erkeklere olan bakış açıma da yansıdı. onları partner olarak görememeye başladım. biseksüelliğim sürekli dengesini bozup duruyor. önceden erkekler göze hoş gelir, kadınlar çok garip gelirdi ama şimdi erkekler mantık dışında kalıyor. bu o kadar sık içine düştüğüm bir şeye döndü ki artık dengemin sağlandığı noktanın bu olduğunu anladım. dengesiz olduğumu sanardım ama oysa değişim içindeymişim — fark edemedim.
her ne ise bu değişim aylar önce hoşlandığım kocaman adama çok fena vurdu. onu bugün uzun zaman sonra gördüm, beklenmedikti, ve o kadar bomboş geldi ki ben bile inanamadım. oysa aynı kişiydi. yine de sanki onu tanıyormuşum da sevememişim bir türlü havasıyla midemi bulandırdı. birkaç ay önce hissettiğim şeyler gözümün önünden geçti ve asla hak etmediğini anladım. her şeyi kendi içimde yaşadığım bir his dönemiydi ve tüm bunlar boşuna bir uğraştı. bunu anlamamla moralim bozuldu.
o sırada aklıma benden hoşlanan o çocuk geldi. daha dün rüyamda görmüştüm (bu çok düşündüğüm, kafa yorduğum için ikinci kez gerçekleşti — normaldi.) bu yüzden onunla karşılaşacağımı düşünüyordum (gariptir ki rüyamda gördüğüm çoğu kişiyi, eğer tanıyorsam, ertesi günlerde mutlaka görürüm.). tabi ki şimdilik karşılaşmadık ama onunla karşılaşır ve denk düşersem birkaç hafta önceki gibi yoğun hissetmeyeceğim gibi geliyor. sanki onun işe yaramaz oluşu gözüme daha çok çarpıyor.
burdenofyouthv
yani özetle erkek düşmanlığı sardı içimi. her geçen gün daha da kökleniyor. nasiplerini bu iki kişi de aldı.
tabi ki kanıma sinsi sinsi işlenen, öyle sinsi ki sonuçlarına çok şaşırıyorum, insanlığa olan nefretimin de artması cabası. bu ilişki arayan bende iyice kafa yaptı. midem bulanıyor ilişki düşündükçe.
zaten 7/24 yorgunum ve sevmediğim şeyleri yapıyorum, üstüne bir de sıkı sıkıya bağlandığım ve umutla beklediğim ilişki problemim de iyice boka sarınca sadece canım ølmek çekiyor.
•
Répondre
burdenofyouthv
az önce çok zayıfladığım için ağlıyordum şimdiyse birisinin kafası jiminin götüne çarptığını hatırladığım için gülüyorum.
burdenofyouthv
neyse daha genciz. bir şeylerin değerini ve anlamını henüz anlamadık. büyük ihtimalle pişman olacağım vs vs. hep aynı bok.
•
Répondre
burdenofyouthv
o kadar zayıfladım ki şişmanlamak ya da en ufak kilo almak sanki hiç sevilmeyecekmişim gibi hissetiriyor ve düşündükçe boğuluyorum. keşke kendime biraz daha iyi davransam. hastalanmaya başladım ve zayıflık gerçekten beni øldürecek. hafızam da kötüleşti. enerjim düştü, 7/24 yorgunum, becerilerim törpülendi, motivasyonum iyice azaldı. bunlarla başa çıkmak çok zor ama kilo almak da kabusmuşcasına geliyor gözüme.
•
Répondre
burdenofyouthv
bizimkilere bir türlü yeterli gelemediğim için artık kendime de yeterli gelemiyorum. yapmaktan çok hoşlandığım, orta derecde hoşlandığım ve hiç hoşlanmadığım şeylere o kadar çok yorumda bulunuyorlar ki... HER ŞEYE YORUM. her şeye. yoruldum. kulaklarımı kesip atmak istiyorum.
sevdiğim şeyleri yapmak, istemek daha fazla acı vermeye başladı. en ufak eleştiriyi, olumlu bile olsa kaldıramamaya başladım. iltifatlardan, yorumlardan nefret ediyorum. sadece zihnim durgun şekilde herkesten uzakta olmak ve ufak şeyler üretmek istiyorum. daha fazla düşünmeden devam etmek istiyorum.
yetersiz olduğum bir şey de yok, sadece hata yapıyorum ve hepsi KENDİME. kimseyi etkilemiyor. hata yapınca surat astığım tek kişi BENİM. oflamam etmem. yaptığım hatadan pişman olduğumu da söylemem ama pişman ediyorlar beni çünkü sürekli yorumlanıyorum, yorum yorum yorum YORUM.
keşke düşüncelerini az da olsa kendilerine saklayan bir ailem olsaydı. her şeyi kendileri yapmak ve beni yönetmek istiyorlar.
burdenofyouthv
o akşam üstü annemle telefonlaşmıştık. konuşup anlaşmamıza göre durakta buluşup ardından eve aynı otobüse binip geçecektik. dediğimiz gibi de annemle aynı durakta buluştuk. o sırada tesadüftür ki annemle aynı otobüsten indiğinizi görmüştüm. hemen göz göze geldik, yavru köpeğe benzeyen tatlı bakışlarındı karşılaştığım.
bu bizim sıradanımızdı. birbirimizin varlığını çabucak fark edişimiz.
o zamanlar benden hoşlandığını sanmıyordum, aynı şekilde ben de senden hoşlanmıyordum — ancak yine de her zaman gözlerimiz ayrılmıyor ve bu da beni gerim gerim geriyordu. o vakitte buna benzerdi ancak aramızda annemin olması dikkatimi senden çekmeme sebep oldu. normalde şaşkın ve gergin tarafım susmak bilmezken annemle bunu bastırdım.
burdenofyouthv
ahhh ama çok belliydi. artık gözünde sadece rastladığın bir kız değildim. yine de üzücü, çünkü artık rast bile gelemiyoruz.
•
Répondre
burdenofyouthv
sana sebepsizce bunu sunduğumun farkındayım, bir belkidir umut almıştın bunlardan. acaba içinde neler yıkılıp yeniden inşa oluyordu. bilmiyorum — ama seni harekete geçirdiğine emindim. en azından içten içe.
çok risk almayı seven tipe benzemiyorsun, tabi son yaptığın o hareketten sonra fikrim biraz değişti gibi.
neyse. otobüsten aynı durakta indik. bu ekstra garipti ama sonuçta yakın yerlerde oturuyorsak benzer yerlerde inme ihtimalimiz yüksekti. ya da, unuttum ama, annemle ineceğimiz durağı konuşmuş olabiliriz.
indiğimizde de göz göze geldik ama o kadar tatlıydın ki gözümü çabucak çektim. sonra daha fazla bakamadım. annem sebebiyle. yoksa bakardım, eminim. ilgimi çekiyordun.
•
Répondre
burdenofyouthv
biliyorsun ya ikimiz de farkındaydık birbirimizin. inkâr edilebileceği ihtimal değil. biliyorduk. tüm bu tek düze sıradanlık bugün basit ve belki de tanrının bile fark edemeyeceği durumdan çıkmıştı.
o gün yalandan kulaklık taktığını biliyorum. dizini ritim tutturarak salladığını da. müzik dinlerken genelde harrket etmezsin, sadece bir kere gözlerini kapatıp başını sakladığına şahit olmuştum. beni farklı haline tanık olmak şaşırtmıştı.
o saniyelerde sesimi duymak istedin. akabinde ben de bunu biliyordum. sesimi en kibar tonda tuttum — ki annemle de her zaman bebek gibi konuşurdum, zor değildi, sadece biraz daha olgun davrandım. kişiliğimi çarpıttığımdan değil. tamamen bendim. ama tüylerini sergileyen tavuskuşu olmuş olabilirim.
beni dinlediğinin farkındaydım, bir ara arkama baktığımda göz göze bile gelmiştik. ve bu benim aşırı hoşuma gidiyordu. sebepsizce ayak uydurdum, beni duymana izin verdim. sesim konuşurken net ve yüksekti bile.
•
Répondre