28. Bölüm Alıntı
"Abi," dedi Sevde ağlamalarının arasında. "Aranız kötüydü, seninle konuşmuyordu."
Zeyd cevap vermedi. Kardeşinin başını okşadı.
"Çok kötü şeyler söyledi sana. Tokat attı."
"_Sorun değil güzelim._" diye fısıldadı Zeyd zorlukla.
"Evlatlıktan reddetti. Benim senin gibi bir oğlum yok dedi."
"_Sorun değil._"
"Vasıfsızsın dedi. Gururumu iki paralık ettin dedi."
Sevde, babasının Zeyd'e yaptıklarını sıralarken Zeyd yalnızca kardeşinin başını okşadı. Gördüğüm üzere Sevde babasına üzülmüştü ama onun abisine onca şey yaptıktan sonra bu hale düşmesine daha çok üzülmüştü.
"Bunları düşünme Sevde." dedi Zeyd kardeşinin yüzünü avuçları arasına alırken.
"Hiçbir zaman yanında olmadı abi. Hiç sevdiğini göstermedi sana."
Zeyd gülümsedi. Ama bu kırık bir gülümsemeydi. "Önemli değil," diye fısıldadı. "İyi olsun, her birine razıyım... İyi olsun."
Onlar konuşmaya devam ederken yoğun bakımın kapısı açıldı. İçeriden ameliyat kıyafeti giyinen bir doktor çıktı.
"0 Rh- kana ihtiyacımız var acilen. Kim verebilir?" dediğinde ailesinin bakışları Zeyd'e döndü.
"Annem, sadece senin 0 negatif." dedi Melek anne.
Zeyd'se başını salladı. "Ben vereyim. Nereden?" diyerek doktordan cevabı aldı ve ilerlemeye başladı. Bense arkasından koştum ve kolunu tuttum.
"Seninle geleyim, ihtiyacın olur." dedim gözlerinin içine bakarak.
Donuk bakışlarını bana çevirdi ve kolundaki elime döndü sonra. "Hallederim." diyerek kolunu kendine çekti.
Beni arkasında bıraktı ve gitti.