canimincani

ben ve sıcak su torbam bir süre ayrılmaz ikiliyiz.

canimincani

beni korkutuyorsun.
Reply

bozukseferler

bu kadarı yeterli güzelim fazlası ağır gelir
Reply

canimincani

ben ve sıcak su torbam bir süre ayrılmaz ikiliyiz.

canimincani

beni korkutuyorsun.
Reply

bozukseferler

bu kadarı yeterli güzelim fazlası ağır gelir
Reply

canimincani

içindekileri anlatmamaya o kadar alıştım ki anlatamıyorum. anlamıyorsunuz, anlatamıyorum çünkü. neden bu kadar sustum? ben konuşmayı bilmiyormuşum. ben hep dinlemişim. bana neden konuşmayı öğretmediniz?

canimincani

her odasında hayatın coşkuyla yankılandığı, duvarlarına neşeli hatıraların asıldığı o kalabalık evin kapısından içeri sızan tek şey, ancak benim gölgem olur. başkalarının ellerinde rengârenk boyalarla şekillenen bir tablo varken, ben o tuvalin hiç boyanmamış, bomboş ve unutulmuş kenarındaki tahtayım. onlar birbirine sımsıkı sarılmış bir ormanın dalıyken, ben rüzgârın kökünden söktüğü, topraksız kalmış kuru bir yaprağım. herkesin sesinde yankı bulan o güzel ezgiler, bana çarpıp sessiz bir duvara çarpar gibi yere düşer. bir başkasının hikâyesinde başrolken, kendi hayatımın sahnelerinden bile kovulmuş gibiyim. güneşin doğduğu günlerde bile üzerime sinen o yalnızlık ayazı, ruhumun tenhasına öyle bir kuruldu ki biri bana sevgiyle baksa, o bakışı bile bir serap sanıp ürküyorum. anlıyor musun? ne olur anlama, dokunma bu enkazıma... acının kime nasıl sığındığını görsen, kendi yüreğinin sesine ağlarsın.
Reply

canimincani

oysa bu kadarını hak etmiştim, ben hakkımı çok çaldılar.
Reply

canimincani

bilmenin, bilmemekten daha kötü olduğunu öğrendim yirmilerimde.

canimincani

yalan söyledim.
Reply

canimincani

bir kalbi yormak kolay; ama bir daha umut ettirebilmek imkânsız. ben şimdi umut etmeyi unutmuş bir kadınım, seni hatırladıkça kendime küserim.
Reply