cehennemdennotlar

sağanaktan kaçışırken bir sokağın ortasında,
          	sadece gözlerin vardı aklımda,
          	bir de o kanlı ay'dan çalıntı kırmızı dudakların,
          	henüz başlarındayken hayatın,
          	yerim, dizinin dibi, yamacın,
          	dünya varya, yanarsa yansın,
          	kül olmayacak tek şey kalbimdeki aşkın,
          	cehennemden bir orkestra çalsın,
          	gökten de bir yıldız kaysın,
          	gökyüzüne ismini yazsın,
          	kalbimde bir harp,
          	aklımda karmaşasın.

cehennemdennotlar

sağanaktan kaçışırken bir sokağın ortasında,
          sadece gözlerin vardı aklımda,
          bir de o kanlı ay'dan çalıntı kırmızı dudakların,
          henüz başlarındayken hayatın,
          yerim, dizinin dibi, yamacın,
          dünya varya, yanarsa yansın,
          kül olmayacak tek şey kalbimdeki aşkın,
          cehennemden bir orkestra çalsın,
          gökten de bir yıldız kaysın,
          gökyüzüne ismini yazsın,
          kalbimde bir harp,
          aklımda karmaşasın.

cehennemdennotlar

kandan bir mürekkeple yazdım adını eskimiş bir kağıda..
          ne kağıdı yakabildim,
          ne de üzerindeki adını silebildim,
          ne seni sevebildim,
          ne de unutabildim.
          ama içimdesin, en derinimdesin...
          sen hayatın bana oynadığı bir hilesin,
          gökteki dolunay kadar eşsiz,
          gözlerin bir çakı ucu kadar keskin,
          kimsenin duymadığı bir çığlık kadar sessizsin...
          sen bende, kapanmayacak bir devirsin.
          

cehennemdennotlar

söylesene sevgilim,
          neden zorsun bu kadar?
          sana konması için bir ok geriliyor yaylar,
          dağlar, taşlar, kayalar,
          onlar beni bile beni anladılar,
          bazen ağladılar,
          sen neden yaktın bu kadar?
          
          yok mu bu ızdırabın çaresi,
          zihnimde çığlıklar atıyor acılı bir adamın sesi,
          ya da ölerek dünyayı terk eden bir anne gibi,
          yok,
          yok bu acının anlamı, kırılmıyor bile çatlak kemiği,
          ey yalnızlığın sevgilisi,
          bir gün olacaksın benim,
          seveceksin beni,
          kuruyorum delileri gibi bu hayalleri,
          korkma artık,
          bu hayatın bize bir çile çektirdiği.

cehennemdennotlar

ferman yazar Tanrının kalemi,
          insanoğlundan nedir istediği?
          insanoğlunun nedir benliği?
          günahta, sevapta isli,
          cehennem de cennette kirli.
          
          ruhun incidi,
          kıymıklar bir mızrak gibi delip geçti,
          Kader seni ezdi,
          ama yaşatmak için,
          Tanrı seni seçti.
          

cehennemdennotlar

kim başlattı bu savaşı?
          adem mi yoksa şeytan mı?
          adem elmayı ısırdı,
          şeytanda kandırdı mı?
          insanoğlunun ne günahı vardı?
          bu kahrolası dünyaya fırlatıldı,
          önce cehennemi burada yaşadı,
          tutsak olsada dili, hür aklı...
          içinde cennetler ve cehennemler saklı,
          ama yaşamın sonu hep kanlı,
          öleceksek yaşam niye vardı?
          madem cehennemdi sonu neden nefes aldı?
          bu hayat mı çalıntı?
          bizden yaşamayı sakındı.
          
          Tanrım soruyorum sana,
          kötülüğü neden yarattın?
          bir masumun canı neden bu kadar acısın?
          dünya yaşamak için değil mi?
          tek sonu ölüm mü bu ızdırabın?
          
          seviştiği için iki insan, neden yansın?
          bu mudur anlamı günahın?
          sen bahşettiysen bu ruha bedenleri,
          beden artık insana ait değil mi?
          neden yeri, toprağın altı ki?
          ve bir de seçmediğimiz anne rahmi...
          kötülerin canı cehenneme,
          anla benim derdimi.
          ya da söküp al benden bu derdi,
          çünkü zihnimde yaşıyorum mahşeri,
          sök! 
          sök at benden düşünceleri,
          sadece nefes alayım bir aptal gibi,
          mezarıma sırayla dizsinler çiçekleri,
          toplum kendine benzeyeni severdi.