cemre_eren

_Onu gördüm.
          	
          	_Kimi?
          	
          	_Onu işte... Onu...Okula geldi.
          	
          	_Ne dedi?
          	
          	_Pek dinlemedim.
          	
          	_Yalancı.
          	
          	_Yalan değil. Konuşmak istediği de ben değilim zaten.
          	
          	_Bunu niye bana söylüyorsun?
          	
          	_Bil diye.
          	
          	_Bilsem ne değişecek. Ne diyeceğimi bilmiyor musun? Onu affetmek mi istiyorsun?
          	
          	_Saçmalama.
          	
          	_Affedebilirsin, gönül koymam sana. Hatta görüşebilirsin, inan gönül koymam sana. Ama onu karşıma çıkarmayacaksın! O köpeği karşıma çıkarmayacaksın. Asla affetmem seni. Affetmem.
          	
          	_Sevmiş Gökçe. Sevmiş. Ne yapalım şimdi?
          	
          	_Sırf sevdi diye ihanetini yok  mu sayayım? Bunu mu istiyorsun. Onu af mı edeyim?  O kedini iyi hissetsin diye onu affetmemi mi istiyorsun?
          	
          	_Senin için istiyorum, senin için. Yüklerinden kurtulman için...
          	
          	_Yüküm falan yok benim.
          	
          	_Var, geçmişten sırtında taşıdığın onca yük var. Ben abimi affettim ve kurtuldum, sen de Ozan'ı affedersen...
          	
          	_Onun adını evime getirme dedim sana!
          	
          	_Ozan, Ozan, Ozan... Ne oldu? 2 heceyle yıkıldı mı evin? Babandan nefret ediyorsun  ama öfkeni tamamen ondan almışsın. Öfken seni yiyip bitiriyor. Tıpkı babana yaptığı gibi... Böyle olmaya devam edersen onun gibi kanser olup gideceksin sen de

cemre_eren

_Onu gördüm.
          
          _Kimi?
          
          _Onu işte... Onu...Okula geldi.
          
          _Ne dedi?
          
          _Pek dinlemedim.
          
          _Yalancı.
          
          _Yalan değil. Konuşmak istediği de ben değilim zaten.
          
          _Bunu niye bana söylüyorsun?
          
          _Bil diye.
          
          _Bilsem ne değişecek. Ne diyeceğimi bilmiyor musun? Onu affetmek mi istiyorsun?
          
          _Saçmalama.
          
          _Affedebilirsin, gönül koymam sana. Hatta görüşebilirsin, inan gönül koymam sana. Ama onu karşıma çıkarmayacaksın! O köpeği karşıma çıkarmayacaksın. Asla affetmem seni. Affetmem.
          
          _Sevmiş Gökçe. Sevmiş. Ne yapalım şimdi?
          
          _Sırf sevdi diye ihanetini yok  mu sayayım? Bunu mu istiyorsun. Onu af mı edeyim?  O kedini iyi hissetsin diye onu affetmemi mi istiyorsun?
          
          _Senin için istiyorum, senin için. Yüklerinden kurtulman için...
          
          _Yüküm falan yok benim.
          
          _Var, geçmişten sırtında taşıdığın onca yük var. Ben abimi affettim ve kurtuldum, sen de Ozan'ı affedersen...
          
          _Onun adını evime getirme dedim sana!
          
          _Ozan, Ozan, Ozan... Ne oldu? 2 heceyle yıkıldı mı evin? Babandan nefret ediyorsun  ama öfkeni tamamen ondan almışsın. Öfken seni yiyip bitiriyor. Tıpkı babana yaptığı gibi... Böyle olmaya devam edersen onun gibi kanser olup gideceksin sen de

cemre_eren

Günün sonunda hepimiz kendi kalbimizin hapislerinde yaşıyoruz. En kibirlimizden en kötümüze kadar...Hepimiz bir hapishanedeyiz. Çünkü insan kendine yalan söyleyemiyor,  hiçbir kaybı unutamıyor. İçten içe ne istediğimizi aslında çok iyi biliyoruz ama asla itiraf edemiyoruz. Ya çok utanç verici ya çok faydasız ya da çok imkansız... Ama onu istememenin bir yolu var mı? Bu hapisten kaçmanın bir yolu var mı? Olduğunu sanmıyorum.

cemre_eren

_Para için yapamayacağın şey yok değil mi? 
          
          _Bayıldığımdan değil, hayatta kalmak için mecburum. Bu hayatta kalan hiçbir şeye olmadığı gibi paraya da bir arzu duymuyorum.
          
          _Yalan söyleme, bu hayatta herkes bir şeyler ister. Kraliçe vabim ve beni öldürüp kendi oğlunu tahta geçirmeyi istiyor. Kıymetli oğlu ise ülkeyi gazap içinde yönetirken keyif içinde yüzmek istiyor. Abim tüm krallığı bir kibritin ucunda tutuşturup veliaht ünvanını da ülkeyle birlikte yakıp kül etmek istiyor. Babam ölümsüzlüğü bulup tahtını 3 hayırsız oğluna da bırakmamak istiyor.
          
          _Peki siz? Siz ne istiyorsunuz?
          
          _Bir kadını...
          
          _Neden?
          
          _Neden mi? Onu seviyorum.
          
          _Neden?
          
          _Ben bir fahişenin oğluyum Sonya. Kralın oğlu olmamdan önce bir fahişenin oğluyum. Doğduğum gün damgalandım bununla. Bana bakan herkes prense bakmadan önce alnımın tam ortasındaki bu damgayı görüyor. Bakışlarında görüyorum bunu. Abimin gözlerinde bile görüyorum. Bana baktığında bunu görmeyen tek kişi oydu. 
          
          _O zaman neden benimle evlenmek istiyorsunuz? O kadınla evlenin.
          
          _Yapamam,  o zaten evli.
          
          
          _Prensim, herkesin arzularını iyi okuyor gibisiniz. Söyler misiniz, ölü yüreğimin derinliklerinde neyi istiyorum.
          
          _Özgürlüğünü istiyorsun. 
          
          _Bir fahişenin oğlu olduğunuzu söylediniz, evet öylesiniz. Şimdi de bir fahişeyi eş olarak almak istiyorsunuz, babanızla ve tüm krallıkla alay etmenin daha akılcı bir yolunu bulmalısınız.
          
          _Sana özgürlüğünü vadediyorum. Bu ülkede senden  faydalanmak istemeyecek tek erkek benim, benden aşk beklemeyecek tek kadın da sensin.

cemre_eren

_Annenizi tanırdım, ne yaşadığını gördüm. Bir kafesten diğerine atlamayacağım.
            
            _Peki ne yapacaksın? Ne istiyorsun? Bu çöplükte işkence içinde yaşayıp sefalet içinde mi öleceksin?
            
            _Hayır majesteleri, özgürlüğümü kendim satın alacağım. Sırtında kürkle, gerdanında mücevherlerle genelevime gelen bir soylunun bana bahşetmesiyle değil... Kendi ellerimi uzatıp alacağım onu. Kırık kalpli bir erkek olabilirsin ama yine de bir erkeksin. Kraliçeyle anlaşma yapmayı yeğlerim. Şeytani bir katil olabilir ama günün sonunda bir kadın.  
            
            Sürgündeki Prens
Reply

cemre_eren

ChrysaTawater

@ cemre_eren  @ cemre_eren  evet o bölüm pardon karakter isimlerini karıştırmışım
Reply

cemre_eren

@ChrysaTawater Okyanus kim? kitapta böyle bir karakter yok dfkjdskjcvh
Reply

ChrysaTawater

@ cemre_eren  hayır bir bölümde okyanus kahveye gidip oradaki insanları güldürüyor daha sonra mahalledeki kadınlarla dedikodu yapar 
Reply