cennettenterk

sevgili bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

cennettenterk

insan, evinden vazgeçemiyormuş albayım.
Reply

cennettenterk

insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim. bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi bilge, aklını başına topla. ben iyi değilim bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim.
Reply

cennettenterk

sevgili bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

cennettenterk

insan, evinden vazgeçemiyormuş albayım.
Reply

cennettenterk

insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim. bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi bilge, aklını başına topla. ben iyi değilim bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim.
Reply

cennettenterk

dışarıdan bakıldığında adelaide kusursuz bir bütünlük içindeydi -uzuvları yerli yerindeydi, hiçbir eksiği yoktu- ama içten içe, ruhen dağılmış haldeydi. paramparça olmuştu ve parçalarını tekrar bir araya getirebileceğini hiç sanmıyordu. ölmek istemiyordu aslında, sadece var olmaya bir son vermek, yok olmak istiyordu. tüm korkunçluğuna rağmen oraya giden tek yol ölümdü.

cennettenterk

saatlerce seni bekledim. gökyüzü senin için en güzel makyajını yapmıştı, beraber bekliyorduk. ancak sen gelmedin. saatler geçti, dakikalar geçti, saniyeler seni beklerken zorladı kendini, sabırsız benim gibi. ben seni hep beklerdim. çok uzun süre bekledim, ancak bekledikçe gelmedin. bir gün yine seni severken düşündüm, neden seni sevdiğimi düşündüm.

cennettenterk

gökyüzü bugün makyajını güzel yapmamıştı, ona bakarak seni düşündüm, ve tüm renkleri birbirine karıştırdı. gökyüzü bile seni hissedince, eli ayağına dolaşıyor.
Reply

cennettenterk

varabildiğim tek sonuç ise;
            çokça lilaydın ve benim seni sevmemem imkansızdı. siyah hayatımda, en sevdiğim renktin.
Reply

cennettenterk

mektuplarını saklamalıyım mia'nın, eğer bir gün bana yazacak olursa. aynı bankta beklemeliyim onu, hiç gelmeyecek olsa da. satırlarını koklamalıyım onun, bir mimoza olmasa da. ben bir çınar o, bir fidan. daha uzaktan korumalıyım, çok güçsüz olsam da. ruhunu bilmeliyim mia'nın. masum gülüşü gizliyor olabilir, içindeki canavarı. belki bir hile vardır gülüşünde, belki bir planı masumluğunda. beni avlaması gereken ellerini tutmalıyım mia'nın, ne kadar sıkı olursa. saçların neden kısa diye sormalıyım ona, ne kadar yakıştırsam da. gökyüzüne bakmalıyım mia'nın. ben güneşten kaçıp gölge ararken o yağmurdan ıslanıyor olabilir, şemsiye olmalıyım ona. acılı gülümsemelerini saklamalıyım, belleğime kazımalıyım saf yaşlarının suretini. ayrıca beyaz teninin karşısına çıkmamalıyım mia'nın. o bu uçuruma sürüklenmemeli.

cennettenterk

arsız yağmurlarda, inançsız dualar ettim. yedi büyük günahın, yedisini de işledim. belki bir hristiyan, belki bir yahudi, belki de bir piç... ben bendim.

cennettenterk

sevgiyi, huzuru bilmek isterim. isterim istemesine de; rahat bırakır mı diğerleri? budur ya huyum, ben yalnızca yalanları bilirim.
Reply

cennettenterk

sen fazlasıyla güzel, ziyadesiyle de iyi bir adamdın. biraz kibrin vardı, her insan gibi. ve her insan gibi ben de ölüyordum. dürüst olmak gerekirse, sevgilim; seninle tanıştığım gün ben, ölmeye başladım. bir rüzgar gibi kırıldım ve bir adam gibi ağladım. yine de sana aşık olmasaydım eğer; seni, doğurmak isterdim. sevgilim diye, değil de; hayatım diye, sevmek...
Reply

cennettenterk

karşıma çıkan iyi insanlara, ben karşıma çıkan kötü insanların günahını yüklemişim. bu yüzdendir üzerime çöken ahları. bir adam ruhumu kırmış mesela. çocuk yaşta, uçan balonumu kaybetmişim. dizlerim kanamış da, bir üfleyeni olmamış, yaralarımın. o yüzden de bu kadar, yalpaladım.
Reply