cevapsizsorular

Senin adının geçtiği hiçbir konuyu uzatmıyorum artık. Ya gülüp geçiyorum, ya omuz silkiyorum ya da yüzümü döküyorum. Bir zamanlar seni anlatmaya doyamazdım oysa. Şimdi senden bahsedecek ne bir kelime bulabiliyorum ne de bunu yapmak içimden geliyor.

cevapsizsorular

Ama etrafında sana kırılacak kimse 
          	  kalmadığında göreceksin. İşte o zaman büyük kırgınlıkların, derin sevgilerden geldiğini öğreneceksin. Ancak bazı hataların tekrarı olmadığını asla unutma.
Reply

cevapsizsorular

Benden neler götürdüğünün farkında 
          	  değil mi? Aslında hiç farkında değilsin ve asla olmayacaksın. Çünkü sen empati kurmayı bilmiyorsun ve kendini garantiye almadığın hiçbir savaşa girmiyorsun. Bencilsin. Bu yüzden kendi içinde olmayan hiçbir yanımı önemsemiyorsun. Böyle olunca kırmaktan da korkmuyorsun. Fakat kazandığını sandığın zaferlerinin aslında birer yenilgi madalyası olduğunu görmüyorsun.
Reply

cevapsizsorular

Senin adının geçtiği hiçbir konuyu uzatmıyorum artık. Ya gülüp geçiyorum, ya omuz silkiyorum ya da yüzümü döküyorum. Bir zamanlar seni anlatmaya doyamazdım oysa. Şimdi senden bahsedecek ne bir kelime bulabiliyorum ne de bunu yapmak içimden geliyor.

cevapsizsorular

Ama etrafında sana kırılacak kimse 
            kalmadığında göreceksin. İşte o zaman büyük kırgınlıkların, derin sevgilerden geldiğini öğreneceksin. Ancak bazı hataların tekrarı olmadığını asla unutma.
Reply

cevapsizsorular

Benden neler götürdüğünün farkında 
            değil mi? Aslında hiç farkında değilsin ve asla olmayacaksın. Çünkü sen empati kurmayı bilmiyorsun ve kendini garantiye almadığın hiçbir savaşa girmiyorsun. Bencilsin. Bu yüzden kendi içinde olmayan hiçbir yanımı önemsemiyorsun. Böyle olunca kırmaktan da korkmuyorsun. Fakat kazandığını sandığın zaferlerinin aslında birer yenilgi madalyası olduğunu görmüyorsun.
Reply

sunsetsz

Gönül, vaktiyle alışık olduğu sükûneti bir anda kaybeder de sebebini izah edemez hâle gelir. Ne bir söz söylenmiştir ne de bir vaat verilmiştir; lâkin kalbin derûnunda ince bir titreme peyda olur. İnsan, bu hâli evvela yorgunluk sanar, sonra geçici bir dalgınlık addeder; fakat zaman geçtikçe bu sessiz misafirin kalıcı olduğu anlaşılır. Bakışlar aynı noktada fazla durur, kelimeler olması gerekenden erken susar. Bu meyil, ne açık bir talep ne de cesaretle dile getirilecek bir arzu gibidir. Daha ziyade, kabullenilmiş bir bekleyiştir; adını koymadan taşınan bir hâl. Ve kişi, farkına varmadan bu hâlin kendisini eksiltmediğini, bilakis iç âlemini derinleştirdiğini idrak eder.

cevapsizsorular

seni özlediğimi düşündükçe, gücünü yitirmiş bir derebeyi gibi yalnız hissediyorum kendimi. sessizleşiyorum. oysa konuşmayı nasıl da sevdiğimi bilirsin. gece, en güzel uyku şarkılarını söylerken bile, susamazdım. bilsen biraz sese nasıl da ihtiyacım var. sadece biraz ses. taşıyamıyorum bu yalnızlığı, oysa nasıl da çoğul yaşıyordum seninle her şeyi. şimdi çıkıp gelsen, işte buradayım, desen. kendimi iyi hissetmem için sadece gülümsemen bile yeter. yalnız ruhların kalıplarına sıkışmış sözler yazmak istemiyorum. yedi cehennem, sekiz cennet olduğunu biliyorum. bu yüzden, sırf bu yüzden seni bekliyorum. yoruldum artık. sözlerimi ayıklayıp, onlarla çoğalmak istiyorum. gel artık, yalnızlığı sevmiyorum.

cevapsizsorular

kırgınlıklar var içimde bayım. siz bilemezsiniz bunu. kabuslardan uyandım. ellerim üşüyordu. tozpembe düşlerimi simsiyaha boyadılar. ben, toparlayamadım ondan sonra… bilir misiniz, ben en çok papatyayı severim. onu da söküp alıyorlar. bu insanlar, çok acımasız bayım. narin kalpleri titrek eller koruyamaz, ben koruyamadım. sahi, benim kalbimde bir kış gecesi saklı bayım. o soğuğa rağmen, karlı yollardan dans ederek geçiyorum. dedim ya, üşüyorum… insanlar birbirlerini ben ise kendimi sarıyorum. mesela, dün gece bir ağlama krizinden sonra, kendime sarılıp saçlarımı okşadım. bu, iyi bir şey olmalı. benim en güzel papatyam sizsiniz bayım. güzel yapraklarınızı korumak için siper ettim kendimi acımasız yağmurlara. bir hayli yorgunum artık… bir camkırığı var şimdi elimde. bir süredir bakışıyoruz. bu sefer kendi ellerimin değil, onun tenimi okşamasını istiyorum. ben, sanırım sandığımdan da yorgunum… intihar eden insanlara hep yakınlık beslemişimdir. onlar bedenlerini öldürdüler ben ise ruhumu. defalarca yemin etmeme rağmen, hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. gözyaşlarımı kendim siliyorum. güçlü kızlar gibi, değil mi bayım?

cevapsizsorular

Büyüdükçe şaşırdım karşıma çıkan her şeye her 
          insanda biraz daha hayal kırıklığına uğradım
          uzun kış geceleri büzüldüğüm yer yatağında
          kurduğum bütün hayaller tek tek elimde patladı
          kadermiş sonradan öğrendim değişmezmiş olacaklar.İsyan etmiyorum haşa, sakın yanlış anlama,isyan etmiyorum valla anladım anlayacağımı,isyan etmiyorum tamam da olmadı be Tanrı’m sen de beni anla!