Elindeki makasla aynanın karşısına geçti kadın. Bileklerine baktı. Sahi nasıl kesiyordu insanlar bileklerini? O hiç acıya dayanamazdı. Bu yüzden acımayan zerrelerini bedeninden kesip atmak istedi. Saçlarına baktı. Uzamıyorlar diye üzüldüğü saçları, omzunu geçmişti çoktan. Saçlar çok anı saklardı. Anılarını kesse bedenindeki yüklerden kurtulmuş gibi olacak mıydı? Bir tutam saçını makasın uçları arasına aldı. Yansımasıyla göz göze geldi. 'Anıların suçu yoktu ki.' Diye düşündü. Sol gözünden bi' damla yaş avcısından kaçar gibi hızla düşüverdi. Makas ellerinin arasından kaydı. Yere çarptığında çıkan sesle irkildi, kendine geldi. Duvarın köşesine sinip karanlığın bedenini sarmasını, saklamasını bekledi.