cinayetnotlari

bazen dağılıyorum. bazen toparlanmak dünyanın en zor eylemiymiş gibi geliyor. bazen hayata bir kez geliyoruz deyip neşelenmeye çabalıyorum. pişmanlık duymadan yaşamak istiyorum. zaman geçiyor. bilmiyorum. ben değişiyorum. bir şeyler oluyor. bazen ayağım taşa takılıyor ama gülüyorum. bazen uçurumdan aşağıya düşüyorum. çıkamam zannediyorum. dünya dönüyor. bir şekilde tırnaklarımla kazıyarak da olsa bir şeyler başarmaya çalışıyorum. yoruluyorum. bazen hiç başlamadan kaybetmek istediğim savaşlar oluyor. hani anlıyor musun, öyle bir yorgunluk. neyse işte. şimdi ne yapmalıyım sorusu beynimdeki asıl vurgu. çünkü insan bilemiyor. bir hayat nasıl yaşanır? bir hayat yaşamak ne demek? şimdi ne yaparsam gelecekte musmutlu olurum? musmutlu olmak gerçekçi mi? aslında bunları düşündükçe içimdeki o çocuk parça parça dağılıyor sanki. ne zaman şimdimden ümidi kestim? ne zaman şimdi mutlu olmayı hak etmediğimi düşünüp gelecek için çabalamaya başladım? bilmiyorum. gülümsemeye çabalıyorum. yani. içimde kalmadan bir şeyler büyümek istiyorum. ama ardıma ne zaman dönsem her şey paramparça. yaşamayı öğretmediler bana, bizlere. nefes almak deyip geçen yetişkinlerden bir farkım olmasını isterdim. gülmek, mutlu olmak. anın tadını çıkarmak. gelecekte de bir yolunu bulabileceğime inanmak'

sevdesevdam

Ölüyor gibi hissediyorum 
          	  Ruhum bataklığa batmiş gibi
Mag-reply

sevdesevdam

Galiba buna ruh öldü ama beden yaşıyor diyorlar keşke biraz olsun içinde olduğumuz durumu görseler yargilamadan
Mag-reply

cinayetnotlari

oysa ne mümkün. kader ağlarını ben on yaşımdayken örmüş. yapacak bir şey yok deyip kabulleneli seneler oldu. biliyor musun hep düşünürdüm, yani çocukken böyle değildim. korksam bile istediğimi yapmayı bilirdim. korksam bile gözlerimdeki parıltının orda olduğunu bilirdim. şimdi korkularım beni hep yapmak istediklerimden kilometrelerce uzağa itti. kayboldum. çabalarsam yolu bulurum zannettim. hayatımı berbat ettim. zannettim ki zaman güzel geçer, ben değiştikçe bir şeyler de değişir sandım. tüm umutlarım ellerimde kalakaldım. öyle, yani. büyüdükçe insanın fark ettiği tek şey herkesin acı çektiğini fark etmek. herkesin bir şeylere mahkum edildiğini görmek. ama işte. içimdeki çocuk hâlâ kızgın mesela. içten içe yalvarıyor aslında. nasıl düzelteceğiz diyor bana. bilmiyorum. bak onca sene geçti ben hâlâ bir halt bilmiyorum. elimden gelmiyor yani. halledeceğim dedikçe kaçmaya devam ediyorum. birilerini suçluyorum ve sonra düşündükçe herkesin haklı olduğu bir hikayenin öylesine bir yan karakteri olduğum fark ediyorum. ah ne yapacağım ben kendimle böyle? ne zaman saracağım tüm yaralarımı, ne zaman her birine yıldızlar süreceğim? Rabb'im yorulunca dinlenmek için bir yer yok mu? bu dünya cehennemin ta kendisi de o yüzden mi sızlıyor ruhumuz böylesine? ne yapacağız biz böyle? 
Mag-reply

Peraperalla

Bu kadar güzel yazmak için nelerini kaybettin?

Peraperalla

Böyle yazmaya alışkınım bilirsin alışkanlıklar zor bırakılır..
             Sende çok güzel yazıyorsun güzel günlerin olsun 
            
Mag-reply

cinayetnotlari

seninle aynı satırlarda göz göze gelmek mutluluk verici'
Mag-reply

cinayetnotlari

güzel yazıyorsun lakin boşluklar yazım dilini köreltiyor. kelimelerini olduğu gibi bırak' teşekkür ederim güzel fikirlerin beni mutlu etti.. @Peraperalla  
Mag-reply

cinayetnotlari

bazen dağılıyorum. bazen toparlanmak dünyanın en zor eylemiymiş gibi geliyor. bazen hayata bir kez geliyoruz deyip neşelenmeye çabalıyorum. pişmanlık duymadan yaşamak istiyorum. zaman geçiyor. bilmiyorum. ben değişiyorum. bir şeyler oluyor. bazen ayağım taşa takılıyor ama gülüyorum. bazen uçurumdan aşağıya düşüyorum. çıkamam zannediyorum. dünya dönüyor. bir şekilde tırnaklarımla kazıyarak da olsa bir şeyler başarmaya çalışıyorum. yoruluyorum. bazen hiç başlamadan kaybetmek istediğim savaşlar oluyor. hani anlıyor musun, öyle bir yorgunluk. neyse işte. şimdi ne yapmalıyım sorusu beynimdeki asıl vurgu. çünkü insan bilemiyor. bir hayat nasıl yaşanır? bir hayat yaşamak ne demek? şimdi ne yaparsam gelecekte musmutlu olurum? musmutlu olmak gerçekçi mi? aslında bunları düşündükçe içimdeki o çocuk parça parça dağılıyor sanki. ne zaman şimdimden ümidi kestim? ne zaman şimdi mutlu olmayı hak etmediğimi düşünüp gelecek için çabalamaya başladım? bilmiyorum. gülümsemeye çabalıyorum. yani. içimde kalmadan bir şeyler büyümek istiyorum. ama ardıma ne zaman dönsem her şey paramparça. yaşamayı öğretmediler bana, bizlere. nefes almak deyip geçen yetişkinlerden bir farkım olmasını isterdim. gülmek, mutlu olmak. anın tadını çıkarmak. gelecekte de bir yolunu bulabileceğime inanmak'

sevdesevdam

Ölüyor gibi hissediyorum 
            Ruhum bataklığa batmiş gibi
Mag-reply

sevdesevdam

Galiba buna ruh öldü ama beden yaşıyor diyorlar keşke biraz olsun içinde olduğumuz durumu görseler yargilamadan
Mag-reply

cinayetnotlari

oysa ne mümkün. kader ağlarını ben on yaşımdayken örmüş. yapacak bir şey yok deyip kabulleneli seneler oldu. biliyor musun hep düşünürdüm, yani çocukken böyle değildim. korksam bile istediğimi yapmayı bilirdim. korksam bile gözlerimdeki parıltının orda olduğunu bilirdim. şimdi korkularım beni hep yapmak istediklerimden kilometrelerce uzağa itti. kayboldum. çabalarsam yolu bulurum zannettim. hayatımı berbat ettim. zannettim ki zaman güzel geçer, ben değiştikçe bir şeyler de değişir sandım. tüm umutlarım ellerimde kalakaldım. öyle, yani. büyüdükçe insanın fark ettiği tek şey herkesin acı çektiğini fark etmek. herkesin bir şeylere mahkum edildiğini görmek. ama işte. içimdeki çocuk hâlâ kızgın mesela. içten içe yalvarıyor aslında. nasıl düzelteceğiz diyor bana. bilmiyorum. bak onca sene geçti ben hâlâ bir halt bilmiyorum. elimden gelmiyor yani. halledeceğim dedikçe kaçmaya devam ediyorum. birilerini suçluyorum ve sonra düşündükçe herkesin haklı olduğu bir hikayenin öylesine bir yan karakteri olduğum fark ediyorum. ah ne yapacağım ben kendimle böyle? ne zaman saracağım tüm yaralarımı, ne zaman her birine yıldızlar süreceğim? Rabb'im yorulunca dinlenmek için bir yer yok mu? bu dünya cehennemin ta kendisi de o yüzden mi sızlıyor ruhumuz böylesine? ne yapacağız biz böyle? 
Mag-reply

cinayetnotlari

senin yüreğinde hala ilkbahar var. üstüne karlar yağsa da, sen güneşi içinde taşıyorsun. seninle hiç tanışmadım ama biri içimde sürekli seninle konuşuyor. seni hiç görmedim ama satır aralarında varlığını hissediyorum. belki de bazı insanlar görünmeden de insanın kalbine dokunurmuş. dünya biraz senin gibi olsaydı, kimse üşümezdi.