İnsanın bir filmi seyreder gibi kendi yok oluşunu ağır bir çekimde izlemesi.
Küçük bir çocukken kağıttan yıldızlar kesmek için kullandığı makası şimdi hayatını kesmek için kullanmaya başlaması kadar acı bir duygu yok.
Düşüncelerim raydan çıkıp beni eziyor olsada bunun için kimseyi suçlamak istemiyorum.
Kırık ayna parçalarında ne kadar güçsüz olduğumu görüyorum, kabul etmek iki kelime olsada ikiden daha fazla seneyi hayatımdan çalan bir kabullenme.
Çevremdekiler hayatın devam ettiğini söylüyor, filim sarıyor ama görüntü yok?
Yaşamın verdiği huzur ruhumdan çekilmiş kaybettiğim şeyler yada geleceğim için çabalamak istemiyorum.
Çünkü ne için çabalayacağımı bilmiyorum öylesine siyah dumanlar var ki sanki bir gelecek yok, orda sadece şuankinden daha fazla mutsuzluk var.
Bir sona yaklaştığımı fark ettim çünkü,
Artık düşüncelerimden kaçmak için yattığım uykudan kaçar oldum, uykumda bile gerçek acılar var.
Maskelerim artık yüzümde durmuyor.
Kontrolümü kaybettim..