Bundan bir kaç hafta önce Wattpadde dolanırken kapak fotoğrafındaki kızı çok beğendiğim için kütüphaneme eklediğim bir kitaptan ibaretti benim için Ay Kadını.
O zamanlar başka bir hikaye okuduğum için ilk birkaç bölümü aceleyle okuyup anlamamıştım. Dedim ki, bu hikayeyi bitiriyim önce sonra okurum Ay Kadını’nı. Ve bugün...Nihayet okudum. Sen kitabı yazarken bende yaşadım yazar. Gerçekten...Bu kitap hakkında saatlerce konuşabilirim. Ayrıca bana en sevdiğim kitap olan ÖFA’yı da çok anımsattı. Nasıl da belli senin de en sevdiğin kitap olduğu. Bana iz bıraktı ve okuma listeme ekledim. Kitap başta sıradan bir texting hikayesi gibi gözüksede aslında hiç öyle değil. Bize bir oyun oynuyor. Öyle ki, bazı yerlerde heyecandan kalbim hızlandı, bazı yerlerde kahkaha attım bazı yerlerde gözlerim doldu. Bazen ters köşe oldum. Bir solukta okudum. Fakat öyle bir yerde bitti ki...İçimde ukte kaldı, Ay kadın’ın mutluluğu :( Biliyorum, o şimdi gökyüzündeki ayın karanlık tarafında ve bize bakıyor. Hala etkisinden çıkamadım. İyi ki okumuşum. Kitabı okurken hiç ağlamadım devamını okuyayım diye tuttum kendimi. Ama kalbimde bir yük var. Bu yükü boşaltmak için galiba gece yatmadan önce ağlayacağım. Ve bir kez daha anladım ki, her hikaye aslında mutlu sonla değil, içimizdeki sonla bitermiş. Sevgilerle,
Bir okuyucu...♥︎