Akıl sır erdiremediğim bir şey var. Daha doğrusu benim doğrularıma zıt düşen bir şeyler var.
Hayatımda satın almayı en çok istediğim şeye sahip olduğum gün en yakın arkadaşıma haber verdiğimde, sevincime ortak olup benimle sevinmek yerine neden üstünkörü hayırlı olsun dileyip daha sonrasında “neden benim olmuyor” diye ağladı?
Argo olacak ama, hayatımda ilk defa hevesimin içine bu kadar sıçıldı. Ben sevincimi yaşamak yerine oturup arkadaşımı teselli ederken ilk defa acıdım kendime.
Bir şey daha var. Bir sıkıntısı olduğunda ikiletmeden dinledim, yorum yapma hakkını verdiğinde yorum yaptım ama ben bir şeyleri anlatırken o neden dış kapının dış mandalı oluveriyor? Kendi anlattıkları benim hayatıma zerre katkısı olmayan şeylerken ben yorum yapıp muhabbeti onun istediği kıvama getiriyorum fakat ben bir şeyler anlattıkça çoğu boşa gidiyor.
Neden sen de konuşmuyorsun ki benimle?
Ben sana böyle yaklaşıyorum çünkü evet, bencil biri olduğum için bana da böyle yaklaş istiyorum.
Kepçeyle verdiklerimi kaşıkla alırken arta kalanlarda nasıl heves kırıklarım oluyor bilemezsin.
Tabii sonrasında onu birinci plana koymayan ve öncelik vermeyen biri oluyorum, orası ayrı.