derinlerdenefessiz

gözlerinde doğuyor güneş

derinlerdenefessiz

diriltiyor içimdeki tüm duyguları 
Reply

derinlerdenefessiz

ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
          ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
          kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
          kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak
          onların yardımıyla dünyamıza acıdım. 
          dünya. 
          çıplak omuzlar üzerinde duran 
          herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya
          benimse dar
          çünkü dargın havsalamın
          gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
          önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah
          sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
          sakın styks sularının heyulası sanmayın
          er gövdesinde dolaşan bulutun simyâsı bu,
          biraz üzgün ve ömer öfkesinde biraz
          öyle hisâb katındayım ki, katlim savcılardan sorulmaz
          ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak, 
          ne ellerin hırsla yaban tutuşu, 
          ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır, 
          dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
          yetmez karşılamaya.
          insanlar. 
          hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır. 
          o ferah ve delişmen birçok alınlarda, 
          betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır. 
          çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
          şakaklarıma dayanınca güneş
          can çekişen bir sansar edasıyla
          uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
          kadınların sahiden doğurduğuna
          toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
          nicedir kavrayamam haller içinde halim
          demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
          bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
          su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
          duydum yağmurların gövdemden ağdığını.
          
          sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
          aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan. 
          sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları, 
          bir harfin başlattığı yangın ile söndür. 
          beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım. 
          öyle mahzun ki, hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.

derinlerdenefessiz

işte bu yüzden uzaklaşıyorum herkesten. 

derinlerdenefessiz

değmiyor ve bende artık uğraşmıyorum. 
Reply

derinlerdenefessiz

bazı insanların seni hatırlaması için onlarda derin yaralar bırakman gerektiğini şimdi anlıyorum. 
Reply

derinlerdenefessiz

istisna olmak istemediğimden ve değer görmediğimden. 
Reply

derinlerdenefessiz

düşünmeli, çokça düşünmeli ve daha çok düşünme kuyusuna düşmeli. düşüncelerin oluşturduğu kuyunun derinliğine düşerken, tuvalime yansıyan yüzünü izlemeli. bir tiyatro sahnesinde sen ve ben. biz değil. herkes beni izliyor ve seni alkışlıyor. ben kendi hayatımın başrolü olamayışımı alkışlayan herkesi selamlayıp, yavaşça uçurumuna çekiliyorum. derinlerde, bir yerde. yalnız kalışımı kutlamak için insan arıyor gibiyim, uğradığım her sokak terk edilişlerime armağan sanki. ben ölümü hissediyorum. tam ölecekken bileğime dolanan halat beni düştüğüm kuyudan çekiyor ve derinliklerden kurtarıyor ama ben muhtacım. ölümü hissetmeye ama ölmemeye, düşmeye, derinlerde var olmaya lâkin nefessiz kalmaya. muhtacım ben dağıttığın her zerreme. her dakikamı seni düşünerek geçirmeye, uçurumdam atlamaya, bileğimdeki halatlara ve sana. en çok sana. sadecenin doğurduğu tekliğe sığınan sana. tüm yalanların ve yalanlarımım arkasındaki sana, sadece sana.